Velûtan iż kâle likavmihi ete/tûne-lfâhişete veentum tubsirûn(e)
Lut'u da (Peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre, o çirkin işi mi yapıyorsunuz?"
Lût'u da (peygamber olarak kavmine gönderdik). O, kavmine şöyle demişti: "Göz göre göre hala o hayasızlığı yapacak mısınız?"
Neml Suresi 54. ayet, Hz. Lut'un kavmine yönelik eleştirisini dile getirmektedir. Ayet, özellikle 'fahîşe' kavramı üzerinden ahlaki yozlaşmayı ve 'tubsirûn' kelimesiyle de bu yozlaşmanın bilinçli bir şekilde işlenmesini vurgulamaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Lut (عليه السلام), Kur'an'da adı geçen peygamberlerden biridir. Bu ayette, kavmine hitap eden peygamber olarak zikredilmiştir. İsmin kökeni ve anlamı üzerine farklı görüşler olsa da, burada özel bir isim olarak kullanılmıştır ve 'iltihaf' (sarmaşma) kökünden türediği de belirtilir, ancak peygamber ismi olarak özel bir anlam taşır.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Lut, Kur'an'da zikredilen peygamberlerden biridir ve kavminin işlediği büyük günahlar nedeniyle helak edildiği anlatılır. Ayetteki kullanımı, onun kavmine yaptığı uyarıyı ifade eder.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Kavl (قول), söz söylemek, ifade etmek anlamına gelir. Ayetteki 'kâle' (قال) fiili, Lut'un kavmine hitaben sarf ettiği sözleri ifade eder. Bu, bir uyarı ve kınama niteliğindedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kavl (قول), bir düşünceyi veya fikri sesli olarak ifade etmektir. Ayetteki 'kâle' fiili, Lut'un kavmine yönelik açık ve net bir beyanını, onların işlediği çirkin fiile karşı duruşunu gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Kavm (قوم), bir peygamberin gönderildiği veya bir liderin başında bulunduğu insan topluluğudur. Ayetteki 'kavmihî' (قَوْمِهِۦٓ), Lut'un peygamber olarak gönderildiği ve kendisine hitap ettiği topluluğu ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Kavm (قوم), bir araya gelmiş, belirli bir amaç veya aidiyetle birbirine bağlı insan grubudur. Ayetteki 'kavmihî' ifadesi, Lut'un tebliğde bulunduğu ve ahlaki yozlaşma içinde olan topluluğu işaret eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Kavm (قوم), Kur'an'da genellikle peygamberlerin muhatap olduğu, belirli bir coğrafyada yaşayan ve ortak bir kimliğe sahip olan insan topluluğunu ifade eder. Lut'un kavmi, özellikle cinsel sapkınlıklarıyla bilinen bir topluluk olarak tasvir edilir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Fahîşe (فاحشة), haddi aşan, çirkin ve kötü olan her türlü fiil için kullanılır. Özellikle zina ve eşcinsellik gibi büyük günahları ifade eder. Ayetteki 'el-fâhişete' (ٱلْفَـٰحِشَةَ), Lut kavminin işlediği cinsel sapkınlığı, yani erkeklerin erkeklerle ilişkiye girmesini kasteder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Fahş (فحش), çirkinlikte aşırı gitmek demektir. Fahîşe (فاحشة) ise, şeriat ve akıl tarafından çirkin görülen her türlü fiildir. Bu ayette, Lut kavminin işlediği, fıtrata aykırı olan ve toplumda büyük bir fesada yol açan cinsel sapkınlığı ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Fahîşe (فاحشة), Kur'an'da genellikle cinsel ahlaksızlıkları, özellikle de zina ve eşcinsellik gibi toplumun temel ahlaki değerlerini sarsan fiilleri tanımlamak için kullanılır. Lut kavminin 'fahîşe'si, onların doğal fıtrata aykırı cinsel davranışlarını ifade eder ve bu, Kur'an'da şiddetle kınanan bir eylemdir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Basar (بصر), gözle görmek veya kalple idrak etmek anlamına gelir. Ayetteki 'tubsirûn' (تُبْصِرُونَ), Lut kavminin işledikleri çirkin fiili bile bile, göz göre göre, yani bilinçli bir şekilde yaptıklarını ifade eder. Bu, onların eylemlerinin vahametini artırır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Basar (بصر), hem gözle görmeyi hem de kalple idrak etmeyi, yani bir şeyi açıkça bilmeyi ifade eder. 'Tubsirûn' (تُبْصِرُونَ) kelimesi, Lut kavminin işledikleri fahîşenin çirkinliğini ve yanlışlığını bildikleri halde, bunu alenen ve ısrarla yapmalarını vurgular. Bu, onların kasıtlı bir sapkınlık içinde olduklarını gösterir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Basar (بصر) kökü, Kur'an'da genellikle sadece fiziksel görmeyi değil, aynı zamanda basiret, yani içgörü ve idrak yeteneğini de ifade eder. 'Tubsirûn' (تُبْصِرُونَ) ifadesi, Lut kavminin işledikleri günahın çirkinliğini ve yanlışlığını hem gözleriyle gördükleri hem de akıllarıyla idrak ettikleri halde bu fiili işlemeye devam etmelerini, yani bilinçli bir sapkınlık içinde olduklarını belirtir.
Neml Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
أَئِنَّكُمْ لَتَأْتُونَ الرِّجَالَ شَهْوَةً مِنْ دُونِ النِّسَاءِ
بَلْ أَنتُمْ قَوْمٌ تَجْهَلُونَ
(Einneküm lete’tünerricâle şehveten mindüninnisai bel entüm kavmün techelüne)