Feâmene lehu lût(un)(m) vekâle innî muhâcirun ilâ rabbî(s) innehu huve-l'azîzu-lhakîm(u)
Bunun üzerine Lut ona inandı ve İbrahim 'Doğrusu ben Rabbimin dilediği yere hicret ediyorum, O şüphesiz güçlüdür, Hakim'dir' dedi.
Ankebût Sûresi
“Feâmene lehu lût(un) vekâle innî muhâcirun ilâ rabbî innehu huve-l’azîzu-lhakîm(u)” Bunun üzerine Lût, ona iman etti (inandı). İbrahim, “Ben, Rabbime (gitmemi emrettiği yere) hicret edeceğim. Şüphesiz O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir” dedi. (29/26)
Âyet Rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
Lût a.s. Fusûs’ul hikemde “melkiyye hikmeti olarak bahsedilmektedir. Ve "melk'' mîm’in fethi ve lam’ın sükûnu ile "şiddet" ma'nâsınadır. Yani “mim”in üstündeki üstün ile fetih ile “lam”ın sükunu “melk” teki “lam”ın cezimi ile “lam”ın sukunu ile şiddet manasınadır.
Bu melkiyye hikmeti ile Tevhid-i Ef’al mertebesine inandı, iman etti.
Hicret-i zâhirde Mekkeye, hakikatte ise rabbineydi.