Żurriyyeten ba'duhâ min ba'd(in)(k) va(A)llâhu semî'un ‘alîm(un)
(33-34) Şüphesiz Allah, Adem'i, Nuh'u, İbrahim ailesini (soyunu) ve İmran ailesini (soyunu) birbirinden gelmiş birer nesil olarak seçip alemlere üstün kıldı. Allah, her şeyi hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(34) (Zürriyyeten ba'duha min ba'd* vAllahu Semi'un 'Alîm;
“Bir zürriyet olarak birbirinden gelmişlerdir. Allah her şeyi işitendir, bilendir.” Yukarıda bahsedilen hale urada işaret vardır.
(Nisâ sûresi4/1) Ey insânlar!. O Rabbinizden korkunuz ki, sizi bir nefsten yaratmıştır ve ondan da eşini yaratmış-tır. Ve o ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar türetmiş-tir ve Yüce Allah'tan korkunuz ki, onunla biribirinizden dilekte bulunursunuz, rahîmlerden de korkunuz, şüphe yok ki, Allah Teâlâ üzerinizde gözetleyicidir.
“Kulum nafilelerle bana yaklaşır Ben onun duyan kulağı olurum, gören gözü olurum… vb” hadîs-i şerîfini bizler gerçekten iyi idrak edersek anlarız ki bizden duyan ve gören O’ndan başkası değildir, bizler kendimizi ayrı gördüğümüz sürece bizden gören biz oluruz, ve bu da şirk olur yani Hakk’ın varlığında varlık ıspatlamak olur ki, gizli şirk budur.