Huve-lleżî yusavvirukum fî-l-erhâmi keyfe yeşâ(u)(c) lâ ilâhe illâ huve-l'azîzu-lhakîm(u)
O, sizi rahimlerde, dilediği gibi şekillendirendir. O'ndan başka ilah yoktur. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(6) (Hüvellezî yüsavviruküm fil erhâmi keyfe yeşa'* lâ ilâhe illâ Hüvel Azîz'ul Hakîm;)
“O, O Yüce Yaratıcıdır ki, sizleri “rahim” döl yataklarında dilediği gibi tasvir eder. O azîz, hâkîm olan Allah Teâlâ'dan başka hakkıyla mabud yoktur.
Bizlerin istediği gibi değil Cenâb-ı Hakk kendisi istediği gibi şekillendirdi. Cenâb-ı Hakk kişilere çocuklarının üzerine bir muhabbet veriyor ondan sonra onun peşinden koşup duruyorlar, o çocuk benim çocuğum diyerek kendilerini unutuyorlar. Azîz ve Hakîm, yani her mevzuun her mertebede bizâtihi içinde olan ve hikmetlerle
hükmedendir. Kimde ki hikmet varsa Cenâb-ı Hakk’ın Hakîm isminden pay almıştır.
Kişinin de bir bakıma gönül âlemi “rahîm,” beden-sûret âlemi ise “rahmân” dır. Kişi iç âleminde sistemli bir şekilde çalıştığı sürece kendisinde meydana gelen İlâh-î hakikatler zâhirinden yaşanarak rahmâniyyetinden ortaya çıkmaya başlar. Böylece böylece anne rahminde çocuk fiziken, gönül âleminde ise yetişkin lâtif olarak (tasfir-şekillenmiş) olur.