İnne-lleżîne keferû vemâtû vehum kuffârun felen yukbele min ehadihim mil-u-l-ardi żeheben velevi-ftedâ bih(i)(k) ulâ-ike lehum ‘ażâbun elîmun vemâ lehum min nâsirîn(e)
Şüphesiz inkar edip kafir olarak ölenler var ya, dünya dolusu altını fidye verseler bile bu, hiçbirisinden asla kabul edilmeyecektir. Onlar için elem dolu bir azap vardır. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
Âl-i İmrân Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(91) (İnnelleziyne keferu ve mâtu ve hüm küffarun felen yukbele min ehadihim mil'ül Ardı zeheben ve levifteda Bihi, ülâike lehüm azabun elîmun ve mâ lehüm min nasırîn;)
“Muhakkak ki inkâr edenl er ve kâfir oldukları halde de ölenler, yeryüzü dolusu altın fidye verseler bile hiç birisinden asla kabul edilmeyecektir. İşte dayanılmaz azab onlar içindir. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.”