Vemin âyâtihi en tekûme-ssemâu vel-ardu bi-emrih(i)(c) śümme iżâ de'âkum da'veten mine-l-ardi iżâ entum taḣrucûn(e)
Emriyle göğün ve yerin (kendi düzenlerinde) durması da O'nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Sonra sizi yerden (kalkmaya) bir çağırdı mı, bir de bakarsınız ki (dirilmiş olarak) çıkıyorsunuz.
Rûm Sûresi
Yeryüze ve gökyüzü nasıl ki dünyamızı içten ve dıştan saran unsurlar ise bizlerinde bedenimiz yeryüzümüz ve gönlümüzde göğümüzdür. Allah c.c. göğü yükselttim dediği gibi bizler eğer hayali bir yaşantı içinde isek gök ve yer bitişik bir haldedir. Bunun irfani bir eğitim ile nefsin kıyam ederek gönül göğünün yükseltilmesi ile belli bir düzende dengede durması gereklidir. Ve müşahade hali ile bakar.
İşte daha dünya hayatında bu idrake erişmeyen bu hale ölümünden sonra ahirinde hayali olarak bakar. (Murat Derûni)