Fî ednâ-l-ardi vehum min ba'di ġalebihim seyaġlibûn(e)
(2-5) Rumlar, yakın bir yerde yenilgiye uğratıldılar. Onlar yenilgilerinden sonra birkaç yıl içinde galip geleceklerdir. Önce de, sonra da emir Allah'ındır. O gün Allah'ın (Rumlara) zafer vermesiyle mü'minler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.
(Arapların bulunduğu bölgeye) en yakın bir yerde onlar, bu yenilgilerinin ardından mutlaka galib geleceklerdir.
Bu ayet, Rumların yenilgisi ve ardından gelecek zaferlerini haber vererek, Allah'ın kudretini ve takdirini vurgular. Seçilen anahtar kavramlar, coğrafi yakınlık, yenilgi ve zafer arasındaki dinamik ilişkiyi ve zaman kavramını dilbilimsel olarak derinlemesine incelemektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'denâ' fiilinin 'yakınlaşmak' anlamına geldiğini belirtir. 'Ednâ' ise 'en yakın' veya 'en alçak' demektir. Ayetteki 'ednâ' kelimesi, Rumların yenildiği yerin coğrafi olarak Arabistan'a en yakın bölge olduğunu veya deniz seviyesine en yakın, yani en alçak yer olduğunu ifade eder. (el-Müfredât, s. 176)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'ednâ' kelimesini 'en yakın' olarak açıklar ve bu bağlamda, Rumların yenildiği yerin Mekke'ye en yakın yerlerden biri olduğunu, yani o dönemde Pers İmparatorluğu ile Bizans İmparatorluğu arasındaki savaşın gerçekleştiği coğrafyanın yakınlığını vurgular. (Mecâzü'l-Kur'ân, c. 2, s. 129)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'denâ' kökünün Kur'an'da hem mekânsal hem de zamansal yakınlığı ifade ettiğini belirtir. 'Ednâ' burada, Rumların yenildiği yerin coğrafi olarak en yakın bölge olmasının yanı sıra, olayın gerçekleştiği zamanın da peygamberlik dönemi olaylarına yakınlığını ima edebilir. (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar, s. 187)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İsfehânî, 'ğalebe' fiilinin 'üstün gelmek, yenmek' anlamına geldiğini belirtir. 'Ğalebehum' ise 'onları yendi' demektir. Ayetteki 'ğalebihim' kelimesi, Rumların Persler tarafından yenilgiye uğratılmasını ifade eder. (el-Müfredât, s. 358)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'ğalebe' kelimesinin bir şeyi zorla ele geçirmek, birine üstün gelmek anlamlarına geldiğini açıklar. Ayetteki 'ğalebihim' ifadesi, Rumların yaşadığı mağlubiyeti ve bu mağlubiyetin şiddetini vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, c. 4, s. 104)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ğalebe' kökünün Kur'an'da genellikle bir tarafın diğerine karşı kazandığı üstünlüğü veya yenilgiyi ifade ettiğini belirtir. Bu ayette 'ğalebihim' Rumların Perslere karşı yaşadığı kesin yenilgiyi anlatır. (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi, s. 215)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'seyaglibûn' ifadesinin 'gelecekte galip gelecekler' anlamına geldiğini ve bu ifadenin Kur'an'ın gaybî haberlerinden biri olduğunu belirtir. Rumların yenilgiden sonra tekrar zafer kazanacaklarını müjdeler. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 341)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'seyaglibûn' kelimesinin 'yakın bir gelecekte üstün gelecekler' anlamını taşıdığını ve bu ifadenin Allah'ın vaadinin kesinliğini gösterdiğini açıklar. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 378)
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'sin' harfinin fiilin başına gelerek gelecekteki bir olayı kesinlik ve yakınlık ifade ettiğini belirtir. Dolayısıyla 'seyaglibûn' Rumların kesinlikle ve yakın bir zamanda galip geleceklerini ifade eder. (Umdetü'l-Huffâz, c. 2, s. 123)
Rûm Sûresi
فِي بِضْعِ سِنِينَ لِلَّهِ الْأَمْرُ مِن قَبْلُ وَمِن بَعْدُ وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ {الروم/4}