İż câûkum min fevkikum vemin esfele minkum ve-iż zâġati-l-ebsâru vebeleġati-lkulûbu-lhanâcira vetezunnûne bi(A)llâhi-zzunûnâ
Hani onlar size hem üst tarafınızdan hem alt tarafınızdan gelmişlerdi. Hani gözler kaymış ve yürekler ağızlara gelmişti. Siz de Allah'a karşı çeşitli zanlarda bulunuyordunuz.
Ahzâb Sûresi
Üst taraf Cenab-ı Hakk’tan gelen vahiy ve ilhami bilgiler ve alt taraftan gelen ilm-i ledün bilgileridir. Nefis mücahadesinde her ne gelirse Rabbimden geldi diye kabul edilirse nefsi emmare kuvvetleri, hayal ve vehim işin içine karıştı mı? Müşahade ve gönül kaymış olur ve Hakk’a karşı zan içine düşülür. Onun için 2. Âyette yazılanların bir bölümünü hatırlamkata fayda vardır.
Rahmân-i olarak gelen “zuhurat veya varidat veya daha başka isimlerle” kulun aklına veya gönlüne gelenler. “İlâh-î örf, Nass, ve adetullah nezaketine” uygun olanlardır.
Bunların ölçüsü ise, Kûr’ân-ı Kerîm olan kelâm-ı İlâh-î’nin, Hadîs-i kudsi ve Hadîs-i Şerif diye bilinen kelâmı Rasûlüllah-ın, ifade tarzına ve şer-i şerife uygun olması gerekmektedir. Aksi halinde kulun kalbine aklına veya gönlüne gelen her şeyden şüphe duyulmalı, Şer-i şerife uygun ise yapılmalı değilse yapılmamalı o düşünce her ne ise ve hangi hal ise, gönülden atılmalıdır. “ İz- -T-B- ”