İçeriğe atla
Fâtır 7Cüz 22 · Sayfa 435

Fâtır Sûresi 7. Âyet

فاطر

Sohbete sor

Elleżîne keferû lehum ‘ażâbun şedîd(un)(s) velleżîne âmenû ve'amilû-ssâlihâti lehum maġfiratun veecrun kebîr(un)

İnkar edenler için çetin bir azap vardır. İman edip salih ameller işleyenler için ise bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.

Fâtır Sûresi

İnkar edenler kendi varlıklarındaki hakk’ı kendi beden perdeleri ile örtüp gizlerler ve çetin azab ise nefsin kendi hakikati olan vahdet denizinden uzaklaşması sonucu ızdırabıdır.

Hakikatte ayrılmanın hali fırkat (ızdırap) ve hakikat ile beraber (bir) olmanın hali (vuslat) olarak nitelendirilmiştir. (Murat Derûni)


"Cehennem ehli için azap, Hak'tan uzak oluştur; cennet ehli için mükâfat ise O'na yakın[25] oluştur."[26]

Bu azabtan kurtulmanın yolu ise, Necat-ı Muhammed-i âlemde (azb) azab anlayışını rahmet anlayışına döndürüp, “Rahmeten lil âlemiyn” hükmü ile âlemlere rahmet olmaktır.[27]

Âyette mağfiret ve büyük ecrin şartı imâna ve salih amele dayanmıştır.

Kişi evvelâ “islâm” olacak sonra onun hakikati ve irfani yaşantısı olan Îmân ehli “mü’min” olacak, sonra bütün bu hususları kendi bünyesinde toplayan “Îkân/yakîn” ehli olacaktır. Bilindiği gibi bununda ilmel, aynel Hakkel yakîn, olmak üzere üç mertebesi vardır.[28] (İmân hakında geniş bilgi için dipnot’taki esere müracaat edilebilir) Salih amel ise programı Hakk’tan tatbikatı kuldan olan ameldir. İbadet burada abdiyete dönüşür. Ve bunun ilerisi programı ve tatbikatı Hakk’tan olan amel-fiil dir. Buna da ubudet hali denmetedir. Enfal sûresi 8/25 ayetinde “vema rameyte iz velâkinlahi ramâ” attığın zaman sen atmadın fakat âyetinde bu hal Hakk’ın kulun âleti olduğudur. Burada yanlış anlaşılmasın kul bâtında olduğu için ondan tasarruf eden Hakk’tır. (Murat Deruni)