İnnâ keżâlike neczî-lmuhsinîn(e)
Şüphesiz biz iyilik yapanları böyle mükafatlandırırız.
Sâffât Sûresi
Bu âyette zâti âyetlerdendir.
İhsanın ikinci mertebesinin son bölümünü hatırlayacak olursak;
Kur’anı Keriym En’am Suresi 6. sure 79. ayette inniy veccehtü vechiye lilleziy fetaressemavati vel arda haniyfen ve ma ene minel müşrikiyne “Ben vechimi öyle bir veçhe karşı tuttum (teslim ettim) ki; o vecih, semavat ve arzı fıtratı üzere halk etmiştir. Ve ben de şirk ehli değilim,” diyerek samimiyetle yoluna devam ederken, Kur’anı Keriym Bakara Suresi 2. sure 112. ayette bela men esleme vechehü lillahi ve hüve muhsinun “İyi bilin ki kim vechini Allah’a teslim ederse, ona ihsan olunur,” Hükmüyle Allah’ın Zati ilmine mahal olmaya başlar. Ve devamında marifetullah kendisinde çoğalmaya devam eder.
İşte ancak bu kimselerde “Zat tecellisi” bulunur.
Ve ancak bunlarla “Zat mertebesi”ne ulaşılır.