İllâ men huve sâli-lcahîm(i)
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
Çünkü siz ve taptıklarınız, kendiliğinden cehenneme saldıran kimseden başkasını, Allah'a karşı kandırıp, saptıramazsınız.
Bu ayet, müşriklerin taptıkları putların ve kendilerinin, cehenneme girecek olanlar dışında kimseyi Allah'a karşı saptıramayacağını vurgular. Anahtar kavramlar, cehennemin ateşiyle ilişkilendirilen 'sâli' ve 'el-cahîm' kelimeleri üzerinden, ilahi adalet ve sapkınlığın nihai akıbetini dilbilimsel bir derinlikle ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 's-l-y' kökünün temel anlamının ateşe girmek ve onunla yanmak olduğunu belirtir. 'Sâli' kelimesi, fiilin ism-i faili olarak, ateşe girecek ve onun hararetini çekecek kişiyi ifade eder. Ayetteki 'sâli' kelimesi, cehenneme girip onun azabını tadacak olanları açıkça işaret etmektedir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'sâli' kelimesini 'ateşe maruz kalacak, ateşe girecek' şeklinde açıklar. Bu bağlamda, ayetteki 'sâli' kelimesi, cehennemin kaçınılmaz bir akıbeti olarak, oraya girecek ve azabını çekecek olanları temsil eder.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 's-l-y' kökünün Kur'an'daki kullanımlarının genellikle cehennem ateşiyle ilişkilendirildiğini ve 'sâli' kelimesinin de bu ateşe maruz kalacak kişiyi ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, cehenneme girecek olanların, putlar veya müşrikler tarafından saptırılamayacağını, kendi iradeleriyle bu akıbete sürüklendiklerini vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'el-cahîm' kelimesini 'şiddetli ateşi olan yer' olarak tanımlar. Bu kelime, cehennemin bir ismi olup, özellikle alevlerinin şiddeti ve yakıcılığı ile öne çıkar. Ayetteki 'el-cahîm', 'sâli' kelimesiyle birlikte, cehennemin azabının somut bir tasvirini sunar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'c-h-m' kökünün 'ateşin şiddetlenmesi, alevlenmesi' anlamlarına geldiğini belirtir. 'el-Cahîm', bu şiddetli ve alevli ateşin bulunduğu yerdir. Ayette, cehenneme girecek olanların akıbetini belirten bir mekan olarak kullanılmıştır.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki 'cehennem' ve onun çeşitli isimlerinin, ahiretteki azabın farklı boyutlarını ifade ettiğini belirtir. 'el-Cahîm', özellikle ateşin şiddeti ve yakıcılığı ile öne çıkan bir cehennem tasviridir. Bu ayette, 'el-cahîm' kelimesi, sapkınlığın nihai ve kaçınılmaz sonucunu temsil eder.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): el-Kefevî, 'el-cahîm'i 'derin ve geniş ateş çukuru' olarak tanımlar ve onun cehennemin isimlerinden biri olduğunu belirtir. Ayetteki kullanımı, cehenneme girecek olanların, bu derin ve şiddetli ateşe maruz kalacaklarını açıkça ifade eder.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.