Eve âbâunâ-l-evvelûn(e)
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
"Önceki atalarımız da mı?.."
Sâffât Suresi'nin 17. ayeti, müşriklerin diriliş inancına yönelik şüphelerini ve alaycı yaklaşımlarını ifade etmektedir. Ayet, 'babalarımız' ve 'öncekiler' kavramları üzerinden geçmiş nesillerin akıbetini sorgulayarak, dirilişin imkansızlığını iddia etmelerini dilbilimsel olarak ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'أب' (eb) kelimesinin aslen 'baba' anlamına geldiğini, ancak Kur'an'da bazen 'ata' veya 'öncü' anlamında da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'âbâunâ' ifadesi, dirilişin imkansızlığını iddia edenlerin, kendi geçmiş nesillerini de bu kapsamda değerlendirdiğini gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'أب' kelimesinin hem hakiki babayı hem de dede gibi üst soyu ifade edebileceğini açıklar. Ayetteki 'âbâunâ' kullanımı, sadece yakın babaları değil, tüm geçmiş ataları kapsayarak, dirilişin geniş bir zaman dilimindeki imkansızlığına işaret eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'baba' kavramının Kur'an'da sadece biyolojik bir ilişkiyi değil, aynı zamanda bir geleneğin, bir inancın veya bir yaşam tarzının kurucusu ve taşıyıcısı anlamında da kullanıldığını belirtir. Bu ayetteki 'âbâunâ' ifadesi, müşriklerin atalarından miras aldıkları inançsızlığı ve diriliş konusundaki şüphelerini yansıtır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'أول' kelimesinin 'önce gelmek' veya 'ilk olmak' anlamlarına geldiğini belirtir. Ayetteki 'el-evvelûn' ifadesi, dirilişin imkansızlığını iddia edenlerin, çok eski zamanlarda yaşamış ve ölmüş atalarının da bu kapsamda olduğunu vurguladığını gösterir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'el-evvelûn' ifadesinin Kur'an'da genellikle geçmiş ümmetleri ve nesilleri ifade etmek için kullanıldığını açıklar. Bu ayette, müşriklerin diriliş konusundaki şüphelerini, geçmişte yaşamış ve yok olmuş tüm nesilleri kapsayacak şekilde genişlettiklerini gösterir.
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Semîn el-Halebî, 'أول' kökünün 'başlangıç' ve 'öncelik' anlamlarını taşıdığını ve 'el-evvelûn'un, kendilerinden önce gelip geçen tüm nesilleri ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, dirilişin sadece yakın geçmişi değil, insanlık tarihinin başlangıcından itibaren tüm ölüleri kapsadığını ve bunun imkansız olduğunu düşündüklerini yansıtır.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.