E-iżâ mitnâ vekunnâ turâben ve'izâmen e-innâ lemeb'ûśûn(e)
"Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"
Sâffât Sûresi
Mevlânâ hazretleri sen et, kemik, sinir yığınından değil düşünceden ibaretsin der.
İnsan başka bir âleme doğduğu zaman beden elbisesi değişecek ve oranın şartlarına göre bir beden elbisesi verilecektir. Ama kendi hakikati, özü aslı birdir o değişmez.
Beden elbisesi içinde et, kemikken daha bu dünya yaşamında idraken ölüp, hakikatleri ile dirilen irfan ehlinin üstünde sadece ten gömlekleri vardır. Hakk ile birliktedirler ama hayali yaşantı içinde olanlar bunu anlayamaz. (Murat Derûni)
"Ölümü inkâr eden, aslında hayatı anlamamıştır. Zira her an ölür ve her an dirilirsin. Bu soruyu soranlar, 'aynü'l-yakîn' ile bakamayanlardır."[30]
قُلْ نَعَمْ وَأَنتُمْ دَاخِرُونَ {الصافات/18}
(37/18) “Kul ne’am ve entum dâhirûn(e)”
(37/18) De ki: “Evet, hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”