Ve kâlû in hâżâ illâ sihrun mubîn(un)
(Dediler ki:) "Bu bir büyüden başka bir şey değildir."
Sâffât Sûresi
Mûsâ (a.s.) da sihirbazlar ile karşılaştığı zaman asanı atmış ve onların yapmış olduğu hayali varlıklara ait görüntüleri yutmuştu. Fir’avda belki bu size sihri öğreten büyüğünüzdür demiştir. Nefsi emmareleri ile mucizeyi değerlendirenler bu sihirden başka bir şey diyerek yeniden diririlmeyi değerlendirmektedirler.
Ebu cehil gelir şöyle sorar.
“Eğer gerçekten peygambersen avucumdakilerin ne olduğunu söyle” dedi.
Cevap, Allah'ın Rasulü Sâllallahu Aleyhi Vesellem'den bir soru ile gelir:
“Ben mi avucundakilerin ne olduğunu söyleyeyim, onlar mı benim kim olduğumu söylesinler?” Taşlar vecde gelir daveti duyunca haykırırlar aşk ile "La ilahe illallah Muhammedü'r-Rasûlullah" Cehaletin babasının avucu yangın yeri ama kalbi taş kesilmiş nasipsizin. Avucundaki taşları öfke ile yere çarpar, yine iman etmez.