Kâlû bel lem tekûnû mu/minîn(e)
Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."
Sâffât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Siz mü’min değilsiniz… Yani iç âleminiz itibari ile münafıktız. Dışarına inanır görünür. İçerde ise nefsiniz hayali verdiği vehim ile beraberdiniz. (Murat Derûni)
وَمَا كَانَ لَنَا عَلَيْكُم مِّن سُلْطَانٍ بَلْ كُنتُمْ قَوْمًا طَاغِينَ {الصافات/30}
(37/30) “Vemâ kâne lenâ ‘aleykum min sultân(in) bel kuntum kavmen tâgîn(e)”
(37/30) “Bizim, sizin üzerinizde hiçbir hâkimiyetimiz yoktu. Hatta siz azgın bir kavimdiniz.”