Feaġveynâkum innâ kunnâ ġâvîn(e)
"Evet, biz sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimselerdik."
Sâffât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Şeytan biz sizi saptırdık diye cenâb-ı Hakk’ın mudill tecellisinden başka bir şey değildir. Şeytan mudill esmâsı yönünden saptırdığını ifade eder. (Murat Derûni)
"İblis, 'Beni azdırdın' (A'râf 7:16) diyerek aslında ilâhî takdiri işaret eder. Her saptıran, Hakk'ın celâl tecellîsinin aynasıdır."[38]
"Ârif, ne şeytanı lânetler ne de mazlum edebiyatı yapar. O bilir ki her şey 'Kün' emrinin bir tecellîsidir. Mü'minin imtihanı, şeytanın da vazifesidir."[39]
"Ey tâlib! Sakın 'beni falanca saptırdı' deyip sorumluluktan kaçma. Saptıranı yaratan da, sana irade veren de O'dur. Bu sırra erene 'Lâ mevcûde illâ Hû' (O'ndan başka varlık yoktur) sırrı açılır."[40]
فَإِنَّهُمْ يَوْمَئِذٍ فِي الْعَذَابِ مُشْتَرِكُونَ {الصافات/33}
(37/33) “Fe-innehum yevme-izin fî-l’azâbi muşterikûn(e)”
(37/33) Artık onlar o gün azapta ortaktırlar.