İçeriğe atla
Sâffât 47Cüz 23 · Sayfa 447

Sâffât Sûresi 47. Âyet

الصافات

Sohbete sor

Lâ fîhâ ġavlun velâ hum ‘anhâ yunzefûn(e)

Onda baş döndürme özelliği yoktur. Onlar, onu içmekle sarhoş da olmazlar.

Sâffât Sûresi

İçenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar (47/15);

Zat cennetinin üçüncü ırmağı, خَمْر (Hamr) “Şarap” tır. Ve aynı zamanda ekşi demektir. Dünya şarapları ekşidir ve sarhoşluk verir. Lezzet veren yani ağız yolu ile alınan “Tad”dır. Tasavvuf’ta geçen “Meyhane” Dergah’tır. Mürşid-i Kamil gönül hanesi olan bu dergahına gelen saliklerin gönüllerine Şarab-ı yani Aşk-ı ilahi’yi nefes yolu ile yani sohbet ile tenfis eder. Lezzet yani tad ağız tavanı ve tabanı sayesinde alınır. Bu tad hücreler ile beyine iletilir. Ve Hakikat-i İlahi sohbeti içenlere sevk vermiş olur. Ağızdan alına tat dan önce bir salik’in iyi bir dinleyici olarak Hakikat kulağının açılmış olması gerekir ki, bu bir önceki mertebe olan Süt ırmağında olur.

Hamr (Şarap) sayısal değerini incelersek,

Ha: 600, Mim: 40, Re: 200,

600+40+200= 840

8+4= 12

(12) Hakikat-i Muhammediye’dir.

Ha: Halk, Mim: Hakikat-i Muhammediye (Uluhiyet) Re: Rahmaniyet ve Rububiyet mertebeleridir.

Ayan-i sabitede bulunan Esma-i ilahiye halkının, Uluhiyet mertebesinden Nefesi Rahman-i ile tenfis edilip, Rububiyet mertebesinden açığa çıkan Esma-i İlahiye’nin içenlere lezzet vermesidir.

Ölümde, bir tadıştır. Kevser ırmağının şarabını tadan salik ölmeden önce idraken ölüp bu Aşk-ı ilahi badesi ile Hakk’ın Cemal aynasında gark olup kendinden geçmiş bir haldedir.

Hamr, mayalanmak ve Hamur’dur. Hamur da maya’nın etkisi ile ekşiyip kabarır. Ve yenecek hale gelmesi için fırında pişmesi gerekir. Hakikat-i İlahi sohbetinin bir salik’in anlayabilmesi için Mürşid Hamur’u gönül ateşinde pişirmesi gerekir. Ve ufak lokmalar halinde taliplilerine verir. Eğer büyük lokmalar ile verilirse boğaza takılır ve manevi ölüme sebep olabilir.

Şarabı içtik şerhoş olduk şükrillah Ayıldık ilme talib olduk elhamdüllilah Şarap ırmağı HAKİKAT mertebesini temsil eder.