Ve 'indehum kâsirâtu-ttarfi ‘în(un)
Yanlarında bakışlarını yalnızca kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
Yanlarında iri gözlü, bakışlarını kocalarından başkalarına çevirmeyen hanımlar vardır.
Bu ayet, cennetteki eşlerin niteliklerini tasvir etmektedir. Özellikle 'kâsırâtü't-tarf' ve 'în' kelimeleri, bu eşlerin iffetli ve güzel görünümlü olduklarını vurgulayarak cennetin vaat ettiği huzur ve güzelliği dilbilimsel olarak pekiştirmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kasr' kelimesinin bir şeyi hapsetmek, sınırlamak anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'kâsırâtü't-tarf' ifadesi, kadınların bakışlarını eşlerinden başkasına çevirmeyerek, gözlerini sadece onlara hasretmelerini ifade eder. Bu, iffet ve sadakatin bir göstergesidir.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'kâsırâtü't-tarf'ı 'gözlerini eşlerinden başkasına çevirmeyenler' olarak açıklar. Bu ifade, mecazi olarak kadınların eşlerine olan bağlılıklarını ve yabancılara karşı iffetlerini vurgular.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki ahlaki kavramları incelerken 'iffet' ve 'haya' gibi değerlerin önemine dikkat çeker. 'Kâsırâtü't-tarf' ifadesi, cennet ehlinin eşlerinin bu ahlaki erdemleri taşıdığını, bakışlarını kontrol altında tutarak iffetlerini koruduklarını gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'tarf' kelimesinin gözün hareketini ve bakışını ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'kâsırâtü't-tarf' terkibinde, 'tarf' kelimesi, kadınların bakışlarını sınırlama eyleminin nesnesi olarak kullanılmıştır.
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'tarf'ın göz kapağını hareket ettirerek bakmak anlamına geldiğini ve genellikle hızlı, kısa bakışları ifade ettiğini belirtir. Ayetteki bağlamda, bu bakışların sadece eşlere yöneltilmesi, dışarıya karşı kapalı olmasını vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'ayn' kelimesinin çoğulu olan 'uyûn' veya 'în'in, genellikle büyük ve güzel gözleri ifade ettiğini belirtir. Cennet tasvirlerinde 'în' kelimesi, cennet kadınlarının fiziksel güzelliklerinin bir parçası olarak, özellikle gözlerinin çekiciliğini vurgulamak için kullanılır.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'în' kelimesinin, gözleri iri ve güzel olan kadınlar için kullanıldığını ifade eder. Bu, cennet ehlinin eşlerinin estetik güzelliklerini tasvir eden bir sıfattır.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, Kur'an'daki sıfatların ve tasvirlerin, okuyucunun zihninde belirli bir imaj oluşturmayı hedeflediğini belirtir. 'Înun' kelimesi de cennet kadınlarının güzelliğini, özellikle gözlerinin çekiciliğini vurgulayarak cennetin cazibesini artırır.
Sâffât Sûresi
كَأَنَّهُنَّ بَيْضٌ مَّكْنُونٌ {الصافات/49}