Ferâġa ‘aleyhim darben bilyemîn(i)
Derken üzerlerine yürüyüp onlara güçlü bir darbe indirdi.
Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.
Sâffât Suresi 93. ayeti, Hz. İbrahim'in putları kırma eylemini tasvir ederken, 'rağa', 'darben' ve 'yemîn' gibi kavramlar üzerinden bu eylemin ani, şiddetli ve kararlı doğasını vurgulamaktadır. Ayet, putperestliğe karşı gösterilen cesur bir tavrı dilbilimsel olarak güçlü bir şekilde ifade eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'rağa' fiilinin 'gizlice bir şeye yönelmek, bir şeyi kastederek gitmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki 'ferağa aleyhim' ifadesi, İbrahim'in putlara doğru kimseye fark ettirmeden, aniden yönelmesini mecazi olarak anlatır. (Mecâzü'l-Kur'ân, I, 258)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rağa' kelimesinin 'bir şeye doğru gizlice ve hile ile yönelmek' manasına geldiğini ifade eder. Bu ayette, İbrahim'in putlara karşı sergilediği eylemin, putperestlerin gözünden uzak, stratejik bir hamle olduğunu vurgular. (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân, s. 367)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, Kur'an'daki fiillerin eylemin niteliğini yansıttığını belirtir. 'Rağa' fiili, sadece gitmek değil, aynı zamanda bir amaç doğrultusunda, belirli bir niyetle ve çoğu zaman gizlice hareket etmeyi ifade eder. Bu bağlamda, İbrahim'in putlara yönelişinin sıradan bir hareket değil, planlı bir eylem olduğunu gösterir.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'darben' kelimesinin 'vurmak' fiilinin masdarı olarak, burada eylemin kendisini ve şiddetini pekiştirdiğini ifade eder. Ayetteki kullanımı, İbrahim'in putlara karşı gerçekleştirdiği eylemin sıradan bir dokunuş değil, onları kırmaya yönelik güçlü bir darbe olduğunu gösterir. (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân, s. 376)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Fîrûzâbâdî, 'darb' kelimesinin geniş bir anlam yelpazesine sahip olmakla birlikte, bu ayette 'şiddetle vurmak, parçalamak' anlamında kullanıldığını belirtir. 'Darben' kelimesinin nekre gelmesi, bu vuruşun büyüklüğünü ve etkisini vurgular. (Basâiru Zevi't-Temyîz, III, 477)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'darb' kelimesinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını ancak bu ayetteki 'darben'in, putların ilahlık iddialarını ortadan kaldırmaya yönelik fiziksel bir eylem olarak, 'yıkıcı bir vuruş' anlamını taşıdığını ifade eder. Bu, eylemin sadece fiziksel değil, aynı zamanda sembolik bir yıkım olduğunu da gösterir.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'yemîn' kelimesinin burada 'sağ el' anlamında kullanıldığını ve sağ elin Araplar arasında güç, kuvvet ve bereket sembolü olduğunu belirtir. Dolayısıyla, İbrahim'in putlara sağ eliyle vurması, eylemin kararlılığını ve gücünü vurgular. (Nüzhetü'l-Kulûb, s. 518)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'yemîn'in sadece fiziksel sağ el anlamına gelmediğini, aynı zamanda 'güç, kuvvet, yemin ve bereket' gibi anlamları da içerdiğini ifade eder. Ayetteki 'bi'l-yemîn' ifadesi, İbrahim'in bu eylemi tam bir azim ve kuvvetle, haklı bir amaç uğruna gerçekleştirdiğini gösterir. (el-Külliyyât, s. 976)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'yemîn' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir yönü değil, aynı zamanda ahlaki ve sembolik bir boyutu da olduğunu belirtir. 'Bi'l-yemîn' ifadesi, İbrahim'in bu eylemi sadece fiziksel güçle değil, aynı zamanda haklı bir inanç ve kararlılıkla yaptığını, bu eylemin ilahi bir onay taşıdığını ima eder.
Sâffât Sûresi
فَأَقْبَلُوا إِلَيْهِ يَزِفُّونَ {الصافات/94}