Mâ lekum lâ tentikûn(e)
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
Sâffât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ {الصافات/93}
Mâ lekum lâ tentikûn(e)
"Ne diye konuşmuyorsunuz?"
(Cevap vermediklerini görünce de): "Neyiniz var da konuşmuyorsunuz?" (dedi).
Bu ayet, Hz. İbrahim'in putlara yönelik sorgulamasını ve onların cansızlığını, konuşma yeteneğinden yoksun oluşlarını vurgular. Ayet, putların ilahlık iddialarının anlamsızlığını, onların acizliğini ve birer nesne olduklarını dilbilimsel olarak ortaya koyar.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'nutk' kelimesinin hem sesli konuşmayı hem de akıl ve idrak ile anlamlı söz üretmeyi kapsadığını belirtir. Ayetteki 'lâ tentıkûn' ifadesi, putların sadece ses çıkaramamakla kalmayıp, aynı zamanda akıl ve idrakten yoksun oldukları için anlamlı bir karşılık verememelerini vurgular.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, bu tür ifadelerin mecazi olarak cansız varlıkların acizliğini ve işe yaramazlığını anlatmak için kullanıldığını belirtir. Putların 'konuşmaması', onların ilahlık vasfına sahip olmadıklarını, dolayısıyla bir fayda veya zarar veremeyeceklerini ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'nutk' kavramının Kur'an'da sadece fiziksel bir eylemden öte, akıl ve idrakin bir tezahürü olarak ele alındığını vurgular. Putların 'konuşmaması', onların akıl ve idrak sahibi olmamaları nedeniyle ilahlık vasfından yoksun olduklarını gösterir ve Hz. İbrahim'in sorgulamasının temelini oluşturur.
Sâffât Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
فَرَاغَ عَلَيْهِمْ ضَرْبًا بِالْيَمِينِ {الصافات/93}
Sitenin çalışması ve ziyaret istatistikleri için gerekli birinci taraf ölçümü her zaman yaparız; reklam amaçlı değildir ve üçüncü tarafla paylaşılmaz. Google Analytics gibi üçüncü taraf analitik araçlar ise yalnızca onayınızla çalışır — "Reddet"i seçerseniz bu araçlar hiç yüklenmez. Ayrıntılar için Çerez Politikası.