Vekâle innî żâhibun ilâ rabbî seyehdîn(i)
İbrahim, şöyle dedi: "Ben Rabbime (O'nun emrettiği yere) gideceğim. O, bana yol gösterecektir."
Sâffât Sûresi
Eğer bizler de Rabb’ımıza gidici isek bu Âyet-i Kerîmeyi her birerlerimiz samimi olarak kendimize düstur edinip gereğini yerine getirmemiz lâzım gelecektir. İbrâhîmiyyet mertebesinin büyük bir aşamasıdır. Kendisi, kendisinden evvel gelenlerin yolu-izi, üzerinden yürüdükten sonra kendisi de o yolu daha ilerletmek için, “Rabb’ım elbette beni doğru yola iletir.” Anlayışı ile bu yolu kendi mertebesi itibari ve Rabb’ının lütfu ile çok ilerilere (Tevhîd-i Ef’âl-Fiillerin birliği) anlayışına kadar ilerletmiştir. Bundan sonrası (Mûseviyyet) anlayışı içerisinde (isr) in hakikati ve yaşantısı ile ortaya çıkacaktır.[95] “ İz- -T-B- ”