İçeriğe atla
Sâd 60Cüz 23 · Sayfa 456

Sâd Sûresi 60. Âyet

ص

Sohbete sor

Kâlû bel entum lâ merhaben bikum(s) entum kaddemtumûhu lenâ(s) febi/se-lkarâr(u)

O grup da, "Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!" der.

Sâd Sûresi

Cehennemliklerin kalplerini kuşatan kin, öfke ve düşmanlık öylesine şiddetlenir ki, onlar sadece birbirlerinden nefret etmekle kalmaz, kendi nefislerinden bile iğrenirler. Bu nefret onların azaplarını daha da ağırlaştırır. Bunun üzerine ateşe sonradan giren tâbîler, önderlerine dönerek şu karşılığı verirler:

“Asıl size merhaba yok! Çünkü bu felâketi başımıza getiren sizsiniz. Kendi sapıklığınız yetmedi, bizi de peşinizden sürüklediniz. Cehennem görevlilerinin söylediği ağır sözler, bizden önce en çok sizi hedef almalıdır. Zira bizleri boş ve çürük inançlarla aldattınız, kötü amelleri gözümüzde süsleyerek cazip gösterdiniz, imrendirerek bizi kandırdınız. Böylece biz de sizin gibi saptık ve bu uçuruma sürüklendik. Ne kötü bir karargâh ve ne fena bir yermiş burası!” Onların bu sözleri, önderlerinin neden daha ağır bir azâba müstehak olduklarını ortaya koymaktadır. Çünkü peşlerinden gelenleri helâke sürükleyen, işte bu bâtıl inançlar ve kötü amellerdir. Ancak hakikatte bu inançları benimseyen de bu amelleri işleyen de tâbilerin bizzat kendileridir. Reislerin yaptıkları şey, bu bâtıl yollara onları teşvik etmek, süsleyip cazip göstermek ve aldatarak gönüllerine şüphe ve hevâ sevgisi aşılamaktan ibarettir.


Âyet 61

قَالُوا رَبَّنَا مَنْ قَدَّمَ لَنَا هٰذَا فَزِدْهُ عَذَابًا ضِعْفًا فِي النَّارِ

(38/61) Kâlû rabbenâ men kaddeme lenâ hâżâ fezidhu ‘ażâben di’fen fî-nnâr.

(38/61) Şöyle derler: “Ey Rabbimiz! Bunu bizim önümüze kim sürdüyse, cehennemde onun azabını bir kat daha artır.”