Hâżâ fevcun muktehimun me'akum(s) lâ merhaben bihim(c) innehum sâlû-nnâr(i)
(Kendi aralarında şöyle derler:) "İşte sizinle beraber cehenneme tıkılacak bir grup. Onlara rahat ve huzur olmasın! Şüphesiz onlar cehenneme gireceklerdir."
Sâd Sûresi
59-63. âyetlerde cehennem ehlinin kendi aralarındaki tartışmalar canlı bir tablo halinde tasvir edilmektedir. Cehenneme giren önderlere: “İşte bunlar da sizinle birlikte cehenneme atılanlardır. Dünyada peşinizden ayrılmadıkları gibi burada da ardınızdan geldiler” denilir. Bunun üzerine daha önce cehenneme sürüklenmiş olan liderler, sonradan gelen takipçilerine öfke ve kinle bakarak şöyle karşılık verirler: “Onlara hoş geldiniz denmesin! Onlar da bizim gibi ateşe gireceklerdir.” Bu sahne, dünya hayatında inkârcı ve saptırıcı liderlerle onların peşinden giden kitleler arasında âhirette yaşanacak karşılıklı suçlamaları ve birbirlerine yöneltecekleri ithamları gözler önüne sermektedir. Oysa bu çekişmelerin hiçbir faydası olmayacak, herkes kendi günahının karşılığını çekecektir. Âyetin asıl maksadı ise hem önderleri hem de bağlılarını şimdiden uyararak, âhirette faydasız kalacak bu tartışmalara düşmeden dünyada iken iman etmelerini sağlamaktır.
قَالُوا بَلْ اَنْتُمْ۠ لَا مَرْحَبًا بِكُمْۜ اَنْتُمْ قَدَّمْتُمُوهُ لَنَاۚ فَبِئْسَ الْقَرَارُ
(38/60) Kâlû bel entum lâ merhaben bikum entum kaddemtumûhu lenâ febi’se-lkarâr.
(38/60) O grup da, “Hayır, size rahat ve huzur olmasın. Bu cehennemi bizim önümüze siz sürdünüz. Orası ne kötü durak yeridir!” der.