İçeriğe atla
Sâd 67Cüz 23 · Sayfa 457

Sâd Sûresi 67. Âyet

ص

Sohbete sor

Kul huve nebeun ‘azîm(un)

De ki: "Bu Kur'an, büyük bir haberdir."

Sâd Sûresi

Bu âyetlerde Hz. Peygamber’e vahyedilen Kur’ân’ın, Allah Teâlâ’dan gelen büyük bir haber ve ilâhî bir duyuru olduğu, fakat insanların bundan yüz çevirdikleri ifade edilmektedir. Böylece bu sözlerin Hz. Muhammed’in kendi beyanı değil, bizzat Allah’ın vahyi olduğu vurgulanır.

Yani: “Ey Habîbim! Onlara tevhîdi ve Hakk’ın mutlak hâkimiyetini açıkladıktan sonra şöyle de: Size tebliğ ettiğim bu hakikat, Allah’ın bana vahyettiği nebeün azîmdir; ciddiyetle dikkate alınması gereken ağır bir uyarıdır. Allah size lütuf ve merhametinden dolayı bu haberi ulaştırmakta, sizi küfür ve şirk sebebiyle hak ettiğiniz azaptan kurtarmak istemektedir. Fakat siz, dalâlet ve cehaletinizde kökleştiğiniz için bu habere sırtınızı dönüyor, ondan yüz çeviriyorsunuz. Hâlbuki bu haber sizin için en faydalı, en hayırlı olandır.” (Nahcuvânî, Fevâtihu’l-İlâhiyye, 237)

“Büyük haber”in mâhiyeti hakkında müfessirler üç görüş ileri sürmüşlerdir:

a) Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed’in Allah tarafından gönderilmiş bir elçi, bir uyarıcı olduğuna dair bilgiler.

b) Önceki âyetlerde özetlenen kıyamet, haşir, cennet ve cehennem gibi âhiretle ilgili haberler.

c) İnsanlara uyarıcı ve aydınlatıcı hakikatleri aktaran Kur’ân’ın kendisi.

Bu yorumların hepsi, “nebeün azîm”in mânasını kuşatır; çünkü bunların tamamı hem varlık âlemini içine alır hem de Resûlullah’ın nübüvvet iddiasındaki doğruluğunun en büyük delilidir. Özellikle de ulûhiyyetin hakikatini, hakikî ilâhın sıfat ve esmâsını, hükümlerini ve dünya ile âhiretteki hikmetlerini barındırır.

Âyette bu bilgilerin “büyük haber” olarak nitelenmesi, muhatabı bu hakikatleri ciddiye almaya, önemini kavramaya teşvik gayesi taşır. Zira bu bilgilerin kabul veya reddi, insanın yalnızca dünya hayatını değil, âhiret hayatını da belirleyecektir. Dolayısıyla “Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz” ifadesi, müşriklerin ve onlar gibi “nebeün azîm” karşısında ilgisiz, sorumsuz ve ciddiyetsiz bir tavır sergileyenlerin yanlışlığını ve tehlikesini vurgulayan bir uyarıdır. (Kur’ân Yolu, 5/590)


Âyet 69-70