İlâ yevmi-lvakti-lma'lûm(i)
(80-81) Allah, şöyle dedi: "Sen o bilinen vakte (kıyamet gününe) kadar mühlet verilenlerdensin."
Allah: "Haydi belirli bir vakte kadar mühlet verilenlerdensin" buyurdu.
Bu ayet, şeytanın Allah'tan kıyamet gününe kadar mühlet istemesi üzerine verilen cevabı içermektedir. 'Vakt-i malum' ifadesi, bu mühletin belirli bir sona sahip olduğunu vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'yevm' kelimesinin güneşin doğuşundan batışına kadar olan zaman dilimi için kullanıldığını belirtir. Ancak Kur'an'da bazen mutlak zaman dilimini, bazen de belirli bir olayın gerçekleştiği zamanı ifade etmek için de kullanıldığını vurgular. Bu ayette 'el-vakti'l-ma'lûm' ile birlikte kullanılması, belirli bir sonu olan, tayin edilmiş bir zaman dilimini işaret eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'yevm' kelimesinin hem bilinen gündüz vaktini hem de bazen mutlak zamanı ifade ettiğini belirtir. Ayetteki 'yevmi'l-vakti'l-ma'lûm' terkibi, kıyamet gününe kadar verilen mühletin son bulacağı, Allah tarafından belirlenmiş kesin bir zaman dilimini ifade eder.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'vakt' kelimesinin bir işin veya olayın gerçekleşmesi için belirlenmiş, tayin edilmiş zaman dilimi olduğunu ifade eder. Bu ayette 'el-vakti'l-ma'lûm' olarak geçmesi, Allah tarafından şeytana verilen mühletin sonunun kesin olarak belirlendiğini ve bu sürenin dolacağını gösterir.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'vakt' kelimesinin bir şeyin meydana gelmesi için belirlenmiş, sınırlanmış zaman dilimi olduğunu açıklar. Ayetteki kullanımı, şeytanın mühletinin keyfi olmadığını, aksine ilahi irade ile belirlenmiş, sonu belli bir zamana kadar olduğunu vurgular.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'ma'lûm' kelimesinin 'bilinen, belirlenmiş' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayette 'el-vakti'l-ma'lûm' ifadesiyle birlikte kullanılması, bu zamanın Allah katında kesin olarak bilindiğini ve tayin edildiğini, dolayısıyla şeytan için bu sürenin sonunun kaçınılmaz olduğunu ifade eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'ilm' kökünden türeyen kelimelerin Kur'an'da genellikle Allah'ın mutlak ve kuşatıcı bilgisi bağlamında kullanıldığını belirtir. 'El-ma'lûm' ifadesi, bu bağlamda, Allah'ın ezelî ilminde belirlenmiş, kesinleşmiş ve değişmez olan bir zamanı ifade eder. Şeytanın mühletinin sonu, Allah'ın mutlak bilgisi dahilinde olan bir 'bilinen vakit'tir.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'ilm' kökünün 'bir şeyi olduğu gibi idrak etmek' anlamını taşıdığını ve 'ma'lûm'un da 'bilinen, öğrenilmiş, tayin edilmiş' anlamına geldiğini ifade eder. Ayetteki 'el-ma'lûm' kelimesi, şeytanın mühletinin sonunun Allah tarafından kesin olarak belirlendiğini ve bu bilginin sadece Allah'a ait olduğunu vurgular.
Bu âyetin tefsiri eserlerde henüz eşleştirilmedi.
Eşleştirme tamamlandıkça bu bölüm otomatik dolar.