İnne-lleżîne ye/kulûne emvâle-lyetâmâ zulmen innemâ ye/kulûne fî butûnihim nârâ(an)(c) veseyaslevne se'îrâ(n)
Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, ancak ve ancak karınlarını doldurasıya ateş yemiş olurlar ve zaten onlar çılgın bir ateşe (cehenneme) gireceklerdir.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(10) (İnnelleziyne ye'külune emvalel yetama zulmen innemâ ye'külune fiy butunihim nara* ve seyaslevne seîra;)
“Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, muhakkak ki karınlarını ateşle doldurmuş olurlar ve cehennemi boylarlar.” Zûlmen yetim malı yemek şu demektir: İnsânın içinde ibadet et, dini konuları araştır (v.b.) gibi hafif hafif sesler gelir fakat bu ses güçlü olmadığı için o bedeni o yöne yöneltemez, işte bu zûlmen yetim malı yemektir. Özümüzden yetim bize seslenir benim malımı koru, beni bir yerlere ulaştır diye fakat kişi lâkayıt davranarak bunu dikkate almadığı zaman zulmetmiş olur.