Verafa'nâ fevkahumu-ttûra bimîśâkihim vekulnâ lehumu-dḣulû-lbâbe succeden vekulnâ lehum lâ ta'dû fî-ssebti veeḣażnâ minhum mîśâkan ġalîzâ(n)
Verdikleri sağlam söz(ü yerine getirmemeleri) sebebiyle "Tur"u üzerlerine kaldırdık ve onlara, "Tevazu ile kapıdan girin" dedik. Yine onlara, "Cumartesi (yasakları) konusunda haddi aşmayın" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(154) (Ve refa'nâ fevkahümütTure Bi mîsâkıhim ve kulnâ lehümüdhulül bâbe sücceden ve kulnâ lehüm lâ ta'du fis sebti ve ahaznâ minhüm mîsakan ğalîzâ;)
“Söz vermeleri için Tur dağını üzerlerine kaldırdık. Onlara: "O kapıdan secde ederek girin" dedik. Yine onlara: "Cumartesi yasağını çiğnemeyin" dedik ve onlardan sağlam bir söz aldık.” Cebrâîl (a.s.) kanatlarını Tur dağının altına sokup, kavmin üstüne kaldırıyor ve hepsi secde ediyorlar, bir yandan da dağ üzerimize düşecek mi diye yukarı bakıyorlarmış.