Ve(A)llâhu a'lemu bi-a'dâ-ikum(c) vekefâ bi(A)llâhi veliyyen vekefâ bi(A)llâhi nasîrâ(n)
Allah, sizin düşmanlarınızı çok daha iyi bilir. Allah, dost olarak yeter. Allah, yardımcı olarak da yeter.
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(45) (VAllahu a'lemü Bi a'daiküm* ve kefâ Billâhi Veliyyen ve kefâ Billâhi nasîra;)
“Allah sizin düşmanlarınızı çok iyi bilir. Gerçek bir dost olarak Allah yeter. Ve yardımcı olarak da Allah yeter.” Zâhir ve bâtın olmak üzere insân’ın düşmanı iki türlü-dür. Birincisi kesret âlemi şartları içindeki karşı taraf kabul ettiği ve geçinemediği düşmanlarıdır. Bâtın olanı ise, kendi içinde bulunan fakat farkında olunmayan zulmânî güçlerdir bunlarda eğitilmemiş Nefs-i emmâre’nin kullandığı “Celâlî” isimlere dayanır. Bu hakikatleri idrak edememiş olan kişi hayatında devamlı sürtüşme içindedir. Böyle olunca da huzur bulması mümkün değildir.
Yukarıda da görüldüğü gibi Cenâb-ı Hakk’ın bir ismi de (Velî) dir. Sadece bu isim yönünden açık olarak insânlarla müşterek kulanımı vardır, bilindiği gibi insanların da (Velî) leri vardır ki, bunlar Allah’a velâyetleri itibari ile en yakın olan mahaller’dir. İşte bu kimseler Hakikat-i İlâhiyye ye mazhar olduklarından, düşmanlıklarında kaynağını bilirler. Ve taleb eden insanlara bu hususta eğiterek yardımcı olmaya çalışırlar.