İçeriğe atla
Nisâ 54Cüz 5 · Sayfa 87

Nisâ Sûresi 54. Âyet

النساء

Sohbete sor

Em yahsudûne-nnâse ‘alâ mâ âtâhumu(A)llâhu min fadlih(i)(s) fekad âteynâ âle ibrâhîme-lkitâbe velhikmete veâteynâhum mulken ‘azîmâ(n)

Yoksa, insanları; Allah'ın lütfundan kendilerine verdiği şey dolayısıyla kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmet vermişizdir. Onlara büyük bir hükümranlık da vermiştik.

Nisâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

(54) (Em yahsüdunen Nâse alâ ma atahumullahu min fadliHİ, fekad ateynâ ale İbrâhîmel Kitâbe vel Hıkmete ve ateynahüm mülken azîmâ;)

“Yoksa onlar, Allah'ın lütuf ve kereminden insanlara verdiği nimetleri kıskanıyorlar mı? Şüphesiz biz, İbrahim ailesine de kitap ve hikmeti vermiştik. Hem de onlara büyük bir mülk ve saltanat ihsan ettik.” Kitap dendiğinde bir zâhir ifadesi vardır, yani fiil mertebesi yönü, bir de burada da bahseldiği şekilde kitabın hikmet yönü vardır. Hikmet âlim ile ârif arasındaki fark gibidir, kitap âlim’e karşılık ise hikmet ârif karşılığıdır. Hikmet Hakîm isminin açılmış şeklidir. Hikmetin ifadesi olan hayır kişinin gönlüne gelenlerle Zâhir isminin içindeki Bâtın isminin hakikatlerini idrak etmektir, kişinin şuur ile hareket ederek kendi hakikatini idrak etmesidir yani vahdet kanalının kişide açılmasıdır. Vahdet kanalından kasdedilen maddi bilgiler ile alınamayan akışın mânâ yönüyle açılmasıdır, ki bunu da ancak hikmet anahtarı açmaktadır.

Evvela kitap sonra hikmet dendiğine göre demek ki hikmet kitabın içinde mevcuttur. Gönül âlemindeki mülkü azîm mi’râc’ın yolunun açılmasıdır. İbrâhîm (a.s.) dan önceki peygamberlerde bu mânâ da hikmet yoktu, güzellik ve doğruluk üzere hayatlarını sürdürdüler, esas hikmet İbrâhîm (a.s.) dan sonra başladı ve insânlık gözünü göğe dikti.

Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(1)