Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû ḣużû hiżrakum fenfirû śubâtin evi-nfirû cemî'â(n)
Ey iman edenler! (Düşmana karşı) tedbirinizi alıp, küçük birlikler halinde, yahut topluca savaşa gidin.
Ey iman edenler! Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız. Onlara karşı ya küçük birlikler halinde hareket ediniz veya topyekün seferber olunuz.
Nisâ 71. ayet, müminlere savaş durumunda stratejik hareket etme emrini vermektedir. Ayet, 'ihtiyatlı olma' ve 'savaşa çıkma' fiilleri üzerinden, toplumsal bir eylemin farklı biçimlerini (bölük bölük veya toplu halde) vurgulayarak, askeri hazırlık ve sevkıyatın önemini dilbilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): İman (أمن), kalbin tasdiki ve güven duymasıdır. Ayetteki 'âmenû' ifadesi, sadece sözlü ikrarı değil, aynı zamanda kalben tasdik ve Allah'a tam bir teslimiyetle güvenmeyi ifade eder ki bu da emirlere uymayı gerektirir. (s. 89)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): İman kavramı, Kur'an'da sadece bir inanç beyanı değil, aynı zamanda Allah'a karşı bir güven ve sadakat ilişkisi kurmayı ifade eder. Bu güven, müminleri Allah'ın emirlerine uymaya ve O'nun yolunda mücadele etmeye sevk eder. (s. 145-147)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Buradaki 'huzû' (خذوا) emri, 'ihtiyatlı olun' anlamında mecazi bir kullanımdır. Sanki ihtiyatı bir elbise gibi üzerinize alın, onu benimseyin demektir. (c. 1, s. 125)
Semîn el-Halebî (Umdetü'l-Huffâz): Fiilin bu şekilde kullanılması, ihtiyatın sadece bir eylem değil, aynı zamanda sürekli bir hal ve tavır olarak benimsenmesi gerektiğini vurgular. 'Hızr' ile birlikte kullanıldığında, tedbirli olmayı ve hazırlıklı bulunmayı ifade eder. (c. 1, s. 189)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Hızr (حذر), düşmandan sakınmak ve ona karşı tedbirli olmaktır. Ayetteki 'hızraküm' ifadesi, müminlerin düşmana karşı uyanık olmalarını ve gerekli askeri hazırlıkları yapmalarını emreder. (s. 102)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Hızr, bir şeyden sakınmak ve ondan korunmak için gerekli önlemleri almaktır. Bu ayette, savaş durumunda düşmanın muhtemel saldırılarına karşı uyanık ve hazırlıklı olmayı ifade eder. (s. 235)
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Hızr kelimesi, Kur'an'da genellikle tehlikeye karşı uyanık olmayı, önlem almayı ve tedbirli davranmayı ifade eder. Bu bağlamda, savaş anında stratejik bir dikkat ve hazırlık durumunu işaret eder. (s. 187)
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Nefr (نفر), bir iş için toplanıp hızla yola çıkmaktır. Ayetteki 'infirû' emri, müminlerin Allah yolunda savaşa çıkmak için hızla ve kararlılıkla harekete geçmelerini ifade eder. (s. 298)
Fîrûzâbâdî (Basâiru Zevi't-Temyîz): Nefr, bir yerden başka bir yere gitmek, özellikle de savaş için yola çıkmaktır. Bu ayette, düşmana karşı cihad için seferber olma emrini taşır. (c. 5, s. 125)
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Nefr kavramı, Kur'an'da genellikle Allah yolunda cihada çıkma, seferber olma anlamında kullanılır. Bu, sadece fiziksel bir hareket değil, aynı zamanda bir adanmışlık ve fedakarlık ruhunu da içerir. (s. 201-203)
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Sübât (ثبات), 'bölük bölük' veya 'parça parça' demektir. Yani, savaşa tek bir grup halinde değil, farklı gruplar halinde, stratejik olarak dağılarak çıkın anlamındadır. (c. 1, s. 126)
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Sübât, birbiri ardınca gelen küçük gruplar veya bölüklerdir. Bu, askeri bir strateji olarak, düşmanı şaşırtmak veya farklı cephelerden saldırmak için gruplara ayrılarak hareket etmeyi ifade eder. (s. 248)
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): Cemî'an (جميعا), 'hepiniz birden' demektir. Yani, ya bölükler halinde ya da tek bir büyük ordu olarak hep birlikte savaşa çıkın. Bu, askeri stratejideki iki ana yaklaşımı ifade eder. (s. 103)
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Cem' (جمع), dağınık şeyleri bir araya getirmektir. 'Cemî'an' ise, tüm fertlerin bir araya gelerek, toplu halde hareket etmesini ifade eder. Ayetteki kullanımı, müminlerin savaşta birlik ve beraberlik içinde hareket etmelerinin önemini vurgular. (s. 199)
Nisâ Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(71) (Ya eyyühellezîne amenu huzu hızreküm fenfiru sübatin evinfiru cemî'a;
“Ey imân edenler! Düşmana karşı her türlü savunma tedbirinizi alınız. Onlara karşı ya küçük birlikler halinde hareket ediniz veya topyekün seferber olunuz.”