İçeriğe atla
Mü'min 34Cüz 24 · Sayfa 471

Mü'min Sûresi 34. Âyet

غافر

Sohbete sor

Velekad câekum yûsufu min kablu bilbeyyinâti femâ ziltum fî şekkin mimmâ câekum bih(i)(s) hattâ iżâ heleke kultum len yeb'aśa(A)llâhu min ba'dihi rasûlâ(en)(c) keżâlike yudillu(A)llâhu men huve musrifun murtâb(un)

Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de, "Allah, ondan sonra asla peygamber göndermez" demiştiniz. İşte Allah, aşırı giden şüpheci kimseleri böyle saptırır.

Mü'min (Ğâfir) Sûresi

Yûsufiyyet mertebesi, Hazret-i Ahadiyyet’in “yeryüzü” Hazret-i Şehadet’te nokta zuhuru “Hazret-i Yûsuf” ismiyle Yûsufiyyet mertebesinden görünmeye başlamasıdır, diyebiliriz.

Yûsufiyyet-gönül” mertebe-sinin onun devrinde ulaşılan en üstün mertebe ve bu metebenin gerçek seyr-i sülûk’ u nun tatbikatlı bildirimidir, diyebiliriz. Bunun hakikat-i ise, bu mertebeyi gerçek mânâ da idrak etmiş olan Evliyânın rû’ya tabirlerinde isâbetli hususları bildirmeleridir. Bâzı kimseler “rû’ya-lar’la amel edilmez” derler, kısmen doğrudur, bunlar nefs-î rû’ya-lar’dır. Amel edilecek rû’ya-lar ise, Rahmân-î olanlardır. Bu rû’ya-lar’ın ise çok iyi yorumlanması gerekmektedir. Rû’ya konusu ise Âyet-i Kerîme ve Hadîs-i Şerifler le de sabittir. [44]

Dervişlik hakikatlerini anlatan Yusufiyet ile atılan kuyu ile yol ehli olan ve bir kervana dahil olunduktan sonra beden Mısrı’na ulaşılıp oranın “Aziz” i yani İzzet sahipliğine ulaşılmasıdır. O mertebe görevini tamamladığı zaman Hakikat-i Muhammedinin zuhuru başka resül göndermez demiştiniz. Uluhiyet mertebesi aşırı giden, şüpheci kimlik yani esmâ-i ilâhiyyeyi, nefsi ilahiyye istikameti doğrultusunda gönderen kimseleri mudill esmâsı istikametinde saptırır. (Murat Derûni)