Fasbir inne va'da(A)llâhi hakk(un)(c) fe-immâ nuriyenneke ba'da-lleżî ne'iduhum ev neteveffeyenneke fe-ileynâ yurce'ûn(e)
Sen sabret! Şüphesiz Allah'ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefat ettirsek de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir.
Mü'min (Ğâfir) Sûresi
Yine efendimiz (s.a.v.) şahsında gelen bu âyeti kerime ümmeti içinde bir uyarı ve tavsiye niteliğinde “Vasbir” sabret neye sabredilecektir. Nefsi emmarenin azğınlığı hayali ve şeytani vehmin yoku var, varı yok göstererek Hakk’ı örtüp gizlemesine sabredilecektir. Bunun içinde sabah, akşam rablerini zikreden irfan ehlini bulup onlar ile birlikte zikretmek gerekir. Arif, Arifibillah ve Kamil İnsan mertebesinde olanlar fenafillah, bakabillah ve bunları cem ederek Hakk’ı zikr eder hatırlatırlar.
“nuriyenneke” sana göstereceğiz şeklinde çevrilen bu kelime, sana eşyanın yani bu zuhur âleminin hakikatını göstereceğizdir. “Nûr” eşyayı içten aydınlatan onun zuhurda gözükmesini sağlayandır. (Murat Derûni)