İçeriğe atla
Fussilet 29Cüz 24 · Sayfa 479

Fussilet Sûresi 29. Âyet

فصلت

Sohbete sor

Vekâle-lleżîne keferû rabbenâ erinâ-lleżeyni edallânâ mine-lcinni vel-insi nec'alhumâ tahte akdâminâ liyekûnâ mine-l-esfelîn(e)

(Ateşe giren) inkarcılar şöyle derler: "Rabbimiz! Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster de onları ayaklarımızın altına alalım ki en aşağılıklardan olsunlar."

Fussilet Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Görüldüğü gibi bu âyet’i kerime de Rahmaniyyet sıfat mertebesinden tarif üzere bildirilmektedir.

Ve kâlellezîne keferû, hakk’ı örten ehli küfür şöyle derler. Buradan anlaşıldığına göre cehenneme giren cehennem ehli oraya bir müddet alıştıktan sonra hallerini değerlendirmeye ve biz bu hale nasıl düştük diye düşün-meye başlarlar, ve genede suçu kendilerinde aramazlar. Ve Rabbenâ, daha evvelce inkâr etmiş oldukları Rabb’larından kaçış olmadığını anlayınca, onu çaresiz olarak kabullenip, ey bizim Rabb’imiz, erinâ, bize göster, demek sureti ilede, açık bir suçlu arama yoluna giderler. Onları görmek isterler. Ellezeyni, o ikiyi, edallânâ, bizi saptırdılar/dalâlette bıraktılar, minel cinni vel insi, cinlerden, insanlardan, nec'alhumâ, kılalım o ikiyi, dalâlete düşmemize sebeb oldukları için tahte akdâminâ, ayaklarımızın altında, liyekûnâ, olsunlar, minel esfelîn, bizlerden de daha aşağıda en aşağılıklardan. Olsunlar.