İnne-lleżîne âmenû ve 'amilû-ssâlihâti lehum ecrun ġayru memnûn(in)
Şüphesiz iman edip salih ameller işleyenler için ise kesintisiz bir mükafat vardır.
Fussilet Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
İnnellezîne âmenû, o kimseler ki, kendilerine bildirilen İlâh-i hakikatleri idrak edip gerçeklerin böyle olduğuna imân ettiler.
ve amilus sâlihâti, Salih amel, kurgusu Hakk’tan tatbiki kuldan olan ameldir, onlarda bu sâlih amel içinde nefsin olmadığı temiz olan amelleri bir karşılık bekleme- den işlediler.
Lehum ecrun ğayru memnûn, işte onlar için bir ecir/ödül karşılık vardır ki, hiç beklemedikleri halde Tah-
minlerinin üstündedir, bu ecir her kişinin bulunduğu mertebesi itibari ile memnuniyetlerinin çok üstünde olacaktır.
41.9*************قُلْ اَئِنَّكُمْ لَتَكْفُرُونَ بِالَّذٖى خَلَقَ الْاَرْضَ فٖى يَوْمَيْنِ وَتَجْعَلُونَ لَهُ اَنْدَادًا ذٰلِكَ رَبُّ الْعَالَمٖينَ
(41/9) – (Kul einnekum letekfurûne billezî halekal arda fî yevmeyni ve tec'alûne lehû endâdâ, zâlike rabbul âlemîn.)
(41/9) - De ki: "Siz mi yeri iki günde (iki evrede) yaratanı inkâr ediyor ve O'na ortaklar koşuyorsunuz? O, âlemlerin Rabbidir."