Em yekûlûne-fterâ ‘ala(A)llâhi keżibâ(en)(s) fe-in yeşe-i(A)llâhu yaḣtim ‘alâ kalbik(e)(k) ve yemhu(A)llâhu-lbâtile ve yuhikku-lhakka bikelimâtih(i)(c) innehu ‘alîmun biżâti-ssudûr(i)
Yoksa "Yalan uydurup Allah'a iftira etti" mi diyorlar. Eğer Allah dilerse senin kalbini mühürler. Allah batılı yok eder, hakkı sözleriyle gerçekleştirir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanları) hakkıyla bilendir.
Şûrâ Sûresi
Zahiri olara peygamber s.a.v. i yalanlama olan bu iftira batında ise Hakk’ı inlar etmedir. Hakikatte ise vahdeti perdeledir. Kalbin mühürlenmesi ise kesret perdesinin kalınlaşarak gaflet perdesi, nefsin perdelenmesi ve nihayetinde ebedi hüsranda olmaya yani hakikati görememeye götürür. (Murat Derûni)
"İftira ehli, aynaya bakıp kendi suretini hakikat sanır. Hak ehli ise aynada Hakk'ın vechini görür. Kalplerin mühürlenmesi, nefsin cilvelerine kanmaktır; açılması ise tevhîd nuruyla aydınlanmaktır."[59]