Femâ ûtîtum min şey-in femetâ'u-lhayâti-ddunyâ(s) vemâ ‘inda(A)llâhi ḣayrun ve ebkâ lilleżîne âmenû ve 'alâ rabbihim yetevekkelûn(e)
(36-39) (Dünyalık olarak) size her ne verilmişse, bu dünya hayatının geçimliğidir. Allah'ın yanında bulunanlar ise daha hayırlı ve kalıcıdır. Bu mükafat, inananlar ve Rablerine tevekkül edenler, büyük günahlardan ve çirkin işlerden kaçınanlar, öfkelendikleri zaman bağışlayanlar, Rablerinin çağrısına cevap verenler ve namazı dosdoğru kılanlar; işleri, aralarında şura (danışma) ile olanlar, kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcayanlar, bir saldırıya uğradıkları zaman, aralarında yardımlaşanlar içindir.
Şûrâ Sûresi
Dünya hayatında verilenler geçici maddi şeylerdir ve arızidir. Zahiri yaşamda geçimi sağlamak ve dünya nizamını doğru yönetebilmek içindir. Burada “Fena” bulacak dünya hayatı anlatılmaktadır. Dünya yı terk eden için;
Baki olan Allah katında olanlar daha hayırlıdır. İman edip, ikana erenler rabbleri olan rabbi haslarını vekil kılar ve ona dayanırlar. (Murat Derûni)
"Dünya, ârif için bir aynadır; onda Hakk'ın cemâlini seyreder. Tevekkül ehli, her nimetin O'ndan olduğunu bilir. Allah katındakiler ise vuslatın ta kendisidir."[72]
"Rablerine tevekkül"ün dereceleri:[73]
Avam tevekkülü: Sebeplere başvurup Allah'a güvenmek Havas tevekkülü: Sebepleri aradan kaldırmak Ehass tevekkülü: Varlıkta sadece Hakk'ı görmek "Tevekkül, vahdet şuurunun meyvesidir"