İçeriğe atla
Şûrâ 48Cüz 25 · Sayfa 488

Şûrâ Sûresi 48. Âyet

الشورى

Sohbete sor

Fe-in a'radû femâ erselnâke ‘aleyhim hafîzâ(an)(s) in ‘aleyke illâ-lbelâġ(u)(k) ve-innâ iżâ eżaknâ-l-insâne minnâ rahmeten feriha bihâ(s) ve-in tusibhum seyyi-etun bimâ kaddemet eydîhim fe-inne-l-insâne kefûr(un)

Eğer yüz çevirirlerse (bilesin ki), biz seni onlara bekçi göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğdir. Gerçekten biz insana katımızdan bir rahmet tattırdığımızda ona sevinir; ama elleriyle yaptıkları işler yüzünden onlara bir kötülük dokunursa, o zaman da insan pek nankördür.

Şûrâ Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

Âyet zât mertebesi âyetlerindendir.


“Ersalnake” “Na” Biz ifadesi zâta işarettir. Biz seni göndermedik. Altında gönderdik ama göndermedik ifadesi taşımaktadır. Koruyucu olarak gönderilmesi ümmeti icabetedir. Koruyucu olmadığı ise henüz islam olmamış olan ümmeti daveti kapsamaktadır.

ezaknâ-l-insâne” Biz insana zatımızdan tattırdığımız da, bu tadış onun için bir rahmettir ve sevinir. Her ne kadar “La faile illa Allah” Fail işleyen yok, Ancak Allah varsa da, Nefsi emmarenin boş, beleş işleri ile başa gelenler nefsin sorumluğundadır. (Murat Derûni)