Ve ce'alû-lmelâ-ikete-lleżîne hum ‘ibâdu-rrahmâni inâśâ(en)(c) eşehidû ḣalkahum(c) setuktebu şehâdetuhum ve yus-elûn(e)
Onlar, Rahman'ın kulları olan melekleri de dişi saydılar. Onların yaratılışına şahit mi oldular? Onların (yalan) şahitlikleri yazılacak ve sorgulanacaklardır.
Zuhruf Sûresi
Bu âyet-i kerimede “sıfât-rahmâniyet” mertebesi âyetlerindendir.
ve ce’alul melaiketelleziyne hüm ‘ıbadürrahmani inasen ve hu/onlar melaike/melekleri ki rahmanın ibad/kulları ünsa/dişiler ce’al/kıldılar “Onlar; Rahman’ın kulları melekleri dişi saydılar, dediler” Ne gerçekten Rahman’ı ve ne de melekleri gerçek manasıyla tanıdıklarından, kendi hayallerinde kurguladıkları gibi ifadelendirirler.[25]
“Rahmân” sıfât, rahmaniyet ve hakikat mertebesidir. Meleklerin kaynağını esmâ mertebesinden subbuh ve kuddus esmâları olduğunu bilir. Melek, kuvve demektir. İnsan bir bardağı kaldırsa bunu yerine getiren bir melektir. (Murat Derûni)