İçeriğe atla
Duhân 20Cüz 25 · Sayfa 497

Duhân Sûresi 20. Âyet

الدخان

Sohbete sor

Ve-innî ‘użtu birabbî ve rabbikum en tercumûn(i)

"Şüphesiz ki ben, beni taşlamanızdan, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a sığındım."

Duhân Sûresi

Âyet-i kerime rububiyet mertebesi âyetlerindendir.


Taşlamak, hem taş atmak anlamında maddi hem de mecazi olarak laf atma anlamındadır.

Kûr’ân-ı kerimde [11/91; 19/46; 26/116; 36/18] taşlamının geçtiği âyetlerdendir. Ve sırası ile Şuayb (a.s.), İbrâhîm (a.s.) Nûh (a.s.) ve İsâ (a.s.) ın resülü olan iki kişi hakkındadır.

Mûsâ (a.s.) akıl ve yardımcısı olan fikir ile nefsi emmare ve müntesibi olan yardımcıları olan hayal ve vehim kuvvetlerine gidince onlara ilahi vahiy ile yaptığı Hakk’a, batıldan furkana çağırması neticesinde onların onu sözle eleştimesin karşılık hadi olan rabbimin cemal esmâlarına ve sizlerinde mudill olan rabbiniz olan cellal esmâlarına sığınır ve esmâ-i ilahiyyeyi birlerim diyerek Tehid-i esmâyı birlediğini ifade etmektedir. Her ne kadar siz beni bundan dolayı hayal ve vehim kaynaklı sözleriniz ile taşlamaktasınız. (M.D.)

(Kâle e ci’tenâ li tuhricenâ min ardınâ bi sihrike yâ mûsâ.)

(Tâ-Hâ-20/57) “Sen bizi, sihrin ile yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin ya Mûsâ?” dedi.” Zâhiren Mısır arzına-yurduna yuva kurmuş olan Fir’âvn ve âvanesi, bâtınen ise, beden Mısrına yuva kurmuş olan nefs Fir’âvn’u kendisine gönderilen akıl Mûsâsı’na ki, aslı hakikat-i Muhammediyyenin Mûseviyyet mertebesi İnsân-ı Kâmilidir. Onlara geldiği zaman, kendisinde bulunan ulûmu diniyye yi ve zâhiri ahkâm-ı İlâhiyyeyi ve kendisinde bulu-nan bu hakikatlerin tezahürünü gösterince, onlar bunların kendilerinde bulunan hayal ve vehim kıyasları ile değerlendirmeye çalıştıklarından kendi nefislerinde bulunan vehmi kurgular ile bunları kendi yaptıkları gibi sihir zannettiler. Ve bu sihirler ile kendilerini Mısır yurdundan ve Mısır beden arzından çıkarmak istediklerini zannettiler. Ve bunun içinmi geldin? Ya Mûsâ. Dediler.[20]

Âyet-i kerimede görüldüğü gibi Mûsâ (a.s.) söz ile tenkid edilip kınanıp, taşlanmaktadır. (M.D.)