İçeriğe atla
Câsiye 3Cüz 25 · Sayfa 499

Câsiye Sûresi 3. Âyet

الجاثية

Sohbete sor

İnne fî-ssemâvâti vel-ardi leâyâtin lilmu/minîn(e)

Şüphesiz, göklerde ve yerde, inananlar için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) nice deliller vardır.

Duhân Sûresi

Âyet-i kerime zât mertebesi âyetlerindendir.


Gece ve gündüz sadece dünyâdaki oluşuma göredir, rahmâniyet ve rubûbiyyette gece yoktur. Burada bahsedilen geceden maksat gerçek mânâsı ile kişinin kendi arzındaki gecesidir yani şuurlanma gecesidir. Bunun sonucu kişide nefsâniyetine ait hiçbir varlık kalmaz. Orası kararır ve bu karanlığa gelen Allah’ın nûru orasını aydınlatır. Kişinin varsandığı kişiliğine ait bütün ışıklar sönecek ve onların sadece hevâ olduğu anlaşılacak ki kişi aydınlanma ihtiyacı hissetsin. Heva yıldızı kişilerde olduğu sürece bir âyetin, bir ilhamın gelmesi mümkün değildir.[4] “ İz- -T-B- ”

“inna enzelnahü” “muhakkakki biz onu indirdik,” “fi leyletin mubareketin” “mübarek bir gece içersinde indirdik,” “inna künna münzirin” “muhakkak’ki biz korkutuyoruz”, Buradaki gecenin bazı alimler tarafıdan “inna enzeinahü fiy leyletin mubareketin” ile belirtilen gecenin, Berat gecesini be­lirttiği söyleniyor, aynı ayeti Kadir gecesi olarakda söyleyenler var ise de, Berat gecesi olması daha mümkündür, Çünkü Kadir gece­si hakkında belirtilen “Kadir gecesinde inmiştir” lafzı vardır.

Burası Berat gecesiyle ilgili olmalıdır.

Çünkü Cenab-i Hak Kur’an-ı Keriym-i “levhi mahfuz”dan ikinci kat gökteki “Beyt’ül Ma’mur”a indirdi.

“Beyt’ül Ma’mur”dan da Kadir gecesi “Beytül Haram”a indirdi ve bu Beyt’ül Harama inmeyi 23 senelik bir süre içerisinde oldu.

“Beytül Ma’mur”a bir defada geldi oradan “Beytül Haram”a yani “insana”, “peygambere” görevli melek tarafından 23 senede indirildi.

Kadir gecesinde Hira dağında gelen ayet “İkra” “oku” idi.[5] “ İz- -T-B- ” Keşşaf'ın Kur'ân'ın inişi hakkındaki bu son beyanı, bu gecenin Berat gecesi olduğunu söyleyenlerin görüşüne uygun düşmüş oluyor. Çünkü Kadir gecesinde ilk kez Peygamber'e indirilmeye başlanmıştır. Onun için Kâdî ve Ebu's-Suud şöyle demişlerdir: "İlk defa o gece indirilmeye başlandı. Veya o gece cümleten (toptan) Levh'ten dünya semasına indirildi ve Cebrail (a.s.) sefereye (yazıcı meleklere) imlâ etti, sonra da Peygamber'e yirmi üç senede kısım kısım indiriyordu." Fahruddin Razî de şöyle kaydetmiştir: Rivayet olunur ki: Atıyye-i Harûrî, İbnü Abbas hazretlerinden "Gerçekten biz onu kadir gecesinde indirdik." (Kadr, 97/1) ifadesi ile "Gerçekten biz onu mübarek bir gecede indirdik." (Duhan, 44/3) ifadesini şöyle sordu: Yüce Allah Kur'ân'ı ayların hepsinde indirmiş iken bu nasıl sahih olur? İbnü Abbas (r.a.) hazretleri de dedi ki: Ey İbnü Esved! Ben helak olsam da bu nefsinde kalsa cevabını da bulamazsan helak olacaktın. Kur'ân cümleten (toptan) Levh-i mahfuzdan Beyti Ma'mura indi ki o dünya semasıdır. Sonra onun arkasından olayların çeşitlerine göre, durumdan duruma nazil oldu.

Demek ki, Kur'ân'ın bir toptan inişi, bir de kısım kısım inişi vardır. Toptan inmesi bir defada olmuştur. Buna daha çok "İnzal" deyimi uygundur. Kısım kısım inmesi de Peygamber'e azar azar yirmi üç senede omuştur. Buna da "Tenzil" deyimi uygundur. Bunların aynı mânâda kullanıldıkları yadırganmadığı gibi, "tenzil"in her necmi (kısım kısım inmesi) ayrıca düşünüldüğü zaman yine "inzal" denilmek uygun olacağından birinin bir gecede birinin de diğer gecede olması iki rivayetin uzlaştırılmasına daha uygun gelecektir. Şu halde "mübarek gece"nin "berat gecesi" olması, "Gerçekten biz onu kadir gecesi indirdik." (Kadr 97/1) buyurulmasına aykırı olmayacaktır.[6]


فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ {الدخان/4}

(44/4) “Fîhâ yufraku kullu emrin hakîm(in)”

(44/4) O gecede her hikmetli iş tarafımızdan bir emirle ayrılır.   


Câsiye Sûresi

16) Divan (3)

19) Sûre-i Feth ve Fethin Hakîkatleri