Elleżîne keferû ve saddû ‘an sebîli(A)llâhi edalle a'mâlehum
İnkar edenler ve Allah yolundan alıkoyanlar var ya; işte, Allah onların bütün amellerini boşa çıkarmıştır.
Muhammed Sûresi
Hakk’ı örtüp gizleyenler “saddû” sed çektiler. Nereye set çektiler “sebîliAllâhi” Allah yoluna set çektiler. “Sebil” bilindiği hayrat için su dağıtmaya da denir. Su, hayat ve ilimdir. (Murat Derûni) Sed sözlük anlamı 1) kapama, tıkama; kapanma, tıkanma, engel olma. 2) mania, perde, (bkz. : haciz, hâil) 3) set, tümsek.
SADDÛ: Yüz çevirmek, aldırmamak mânâsına mastarından lâzım yahut da men etmek, çevirmek mânâsına 'den müteaddi olabilir. İkisiyle de tefsir edilmiştir. Keşşaf haşiyesi Keşf'te der ki: Birincisi daha açıktır. Çünkü: "De ki işte benim yolum budur. Basiretli olduğum halde Allah'a davet ederim." (Yusuf, 12/108) buyurulduğuna göre Allah yolundan sapmak Muhammed (s.a.v)'in getirdiği doğru yoldan yüz çevirmektir. (Elmalı Tefsiri) Hani suların önüne set çekilir ve bu su biriktirilir, baraj oluşturulur.
Hakk’ı örtüp gizliyenlerde “Gönlünden Kevser pınarları fışkıran Hz. Muhammed s.a.v.”in yoluna nefislerinin hayalleri ile engel olmaya çalıştılar-çalışmaktadırlar.
Bunu biz ümmetine döndürürsek nefsi emmaremiz efendimiz s.a.v. in gönüllerden gönüllere akan kevser pınarlarını Hakk’ın yolunun mensupları irfan ehlinden bizim gönlümüze hayal perdesi ile engel olmaya çalışır.
Alah inkar ehlinin mani-alarını boşa çıkardığı gibi nefsi emmareninde engellerini boşa çıkarır. Yeterki irfan ehlinin, tevhid ehlinin eli tutulmuş olsun. (Murat Derûni)