İçeriğe atla
Muhammed 10Cüz 26 · Sayfa 507

Muhammed Sûresi 10. Âyet

محمد

Sohbete sor

Efelem yesîrû fî-l-ardi feyenzurû keyfe kâne ‘âkibetu-lleżîne min kablihim(c) demmera(A)llâhu ‘aleyhim(s) ve lilkâfirîne emśâluhâ

Onlar yeryüzünde dolaşıp, kendilerinden öncekilerin sonlarının nasıl olduğuna bakmadılar mı? Allah, onları yerle bir etmiştir. İnkar edenlere de bu akıbetin benzerleri vardır.

Muhammed Sûresi

Âyet ef’al mertebesindendir. Âyetin ikinci bölümünde Ahadiyet mertebesi, Uluhiyet mertebesinden haber vermektedir. Âyetin son bölümü ef’alidir.


Kûr’an-ı Kerimde, Nûh kavmi, Hz. İbrahim’in kavmi, Lut Kavmi Semud kavmi, Ad Kavmi ve daha çeşitli kavimler ve hükümdarlarının inananlara yapmış olduğu zulümler ve sonları Kûr’ân-ı kerimde anlatılmaktadır. Bizler o günlerde yaşamadığımız için ya o günlere idraken gideceğiz ya da kendi beden arzımızda bu kıssaları yaşamamız gerekiyordur. Kim Nûh a.s. mertebesinden geçiyorsa kendi varlığında Nuhiyet mertebesinde ve varlığındaki kavmi de nuh kavmidir. Hz. İbrahim mertebesinden geçiliyorsa Nemrud ve kavmi varlığında hüküm sürmektedir. Diğerleride buna emsaldir.

Her bir mertebeden geçişte bu mertebenin menfi yönlerinin nasıl müsbet yöne döndüğünü salikin geçmiş mertebelere gidip görmesi, ona geçeceği mertebenin de iyi yöne döneceği konusunda fikir ve ümit vermelidir. (Murat Derûni)


ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ مَوْلَى الَّذِينَ آمَنُوا وَأَنَّ الْكَافِرِينَ لَا مَوْلَى لَهُمْ {محمد/11}

(47/11) “Zâlike bi-enna(A)llâhe mevlâ-llezîne âmenû ve enne-lkâfirîne lâ mevlâ lehum”

(47/11) Bu, Allah’ın inananların yardımcısı olması, inkâr edenlerin ise, hiçbir yardımcısı bulunmamasından dolayıdır.