Velleżîne-htedev zâdehum huden ve âtâhum takvâhum
Hidayete erenlere gelince, Allah onların hidayetini artırır. Onların Allah'a karşı gelmekten sakınmalarını sağlar.
Muhammed Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
Âyet rububiyet mertebesi âyetlerindendir.
(Men yehdillâhu fehuvel muhtedî ve men yudlil fe ulâike humul hâsirûn.)
“Allah kime hidâyet ederse, o hidâyete erer, kimi de dalalette bırakırsa, işte onlar hüsrana uğrayanların ta kendileri olurlar.” (7/178) Allah ismi şerîfi cami’ isim olduğundan bir insânda zuhur ettiğinde o varlıkta artık Mudil ismi Rabbi has olarak faaliyet sürdüremez.
Cenâb-ı Hak kaderi mutlak yönüyle kişilerin kaderini yazıyor fakat yaşantıların bazı bölümleri kişilerin kendi iradelerine bırakılmıştır yoksa insân değil robot oluruz. Cenâb-ı Hakk herşeyimizi şu şöyle bu böyle diyerek kesin çizgiler ile yazmış olsa bu durumda insân değil melek oluruz. Cenâb-ı Hakk bizden hayâtımızın bazı bölümlerinde irademizi kullanmamızı istiyor. Hâdi ve Mudil isimlerinden verilen takdirleri bizler Hâdi yönünde kullanırsak doğru iş yapmış oluruz Mudil yönünde kullanırsak bu kullanımdan sorumluyuz ve mükellefiz.[61] “ İz- -T-B- ” Kişinin Hadi ismi faaliyete geçti mi? Yapmış olduğu salih amellerle yani programı hakktan tatbikatı kendinden (kuldan) Hadi isminin etkisi haliyle artacaktır. Onların takva verilmiştir. Şeriatin takvası günahlardan sakınmak ve amellerden geri kalmamaktır. Tarikat’ın takvası muhabbetten geri kalamaktadır. Hakikatin takvası Hakk’tan gafil olmamaktır. Marifetin takvası ise bir an olsun Hak’tan ayrı kalmaktır. (Murat Derûni)