Ve yekûlu-lleżîne âmenû levlâ nuzzilet sûra(tun)(s) fe-iżâ unzilet sûratun muhkemetun ve żukira fîhâ-lkitâlu(ﻻ) raeyte-lleżîne fî kulûbihim meradun yenzurûne ileyke nazara-lmaġşiyyi ‘aleyhi mine-lmevt(i)(s) fe-evlâ lehum
İnananlar, "Keşke bir sure indirilse!" derler. Fakat hükmü apaçık bir sure indirilip de onda savaştan söz edilince; kalplerinde hastalık olanların, ölüm baygınlığına girmiş kimsenin bakışı gibi sana baktıklarını görürsün. O da onlara pek yakındır.
Muhammed Sûresi
İmân edenler, bilindiği gibi imânın mertebeleri vardır. Burada nefis mücahadesi yapan iman ehlinden bahedilmektedir. Kıtal sûresinin inmesi aynı zamanda sûre-sûrettir. Savaş suretinin indirilmesidir. Kalplerinde nefsi emarenin hayal ve kuruntusu hastalığı olanlar nasıl birisi istemediği bir şey oldumu kendini yere atar kendini baygın ve hasta gösterir. Bu savaştan kaçar öylece nefis mücahedesinden kaçar. Bu işi için pehlivanlık lazımdır. Gelir biraz ortamı sahneyi koklar. Şunu, bunu yap dediği zamanda nefsine zor gelir ve kaçar.