Fehel ‘aseytum in tevelleytum en tufsidû fî-l-ardi ve tukatti'û erhâmekum
Demek, yüz çevirdiğinizde yeryüzünde bozgunculuk çıkaracak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız, öyle mi?
Demek siz iş başına gelecek olursanız yeryüzünde bozgunculuk çıkaracaksınız ve akrabalık bağlarınızı koparacaksınız öyle mi?
Muhammed Suresi 22. ayet, münafıkların veya imandan yüz çevirenlerin potansiyel bozgunculuk ve akrabalık bağlarını kesme eğilimlerini sorgulamaktadır. Ayet, bu davranışların doğal bir sonucu olarak ortaya çıkacağını ima ederek, toplumsal düzen ve ahlaki değerler üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmektedir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'asâ' fiilinin genellikle bir beklentiyi, umudu veya ihtimali ifade ettiğini belirtir. Ayetteki kullanımı, 'eğer yüz çevirirseniz, sizden beklenen bu mudur?' şeklinde bir kınama ve olumsuz bir beklentiye işaret eder.
Ebû Ubeyde (Mecâzü'l-Kur'ân): Ebû Ubeyde, 'asâ' fiilinin Kur'an'da bazen 'olması beklenen' veya 'olması muhtemel' anlamında kullanıldığını ifade eder. Bu ayette ise, 'geri dönerseniz, yeryüzünde fesat çıkarmanız ve akrabalık bağlarını kesmeniz mi beklenir sizden?' şeklinde bir istifham-ı inkârî (reddedici soru) ile bu davranışın çirkinliğini vurgular.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'tevellâ' fiilinin 'yüz çevirmek, sırt dönmek' anlamında kullanıldığını belirtir. Ayetteki bağlamda, Allah'ın emirlerinden veya imandan yüz çevirme, yani itaatsizlik ve inkâr hali kastedilir.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'tevellâ' kavramının Kur'an'da genellikle Allah'tan veya O'nun yolundan yüz çevirme, itaatsizlik etme anlamında kullanıldığını vurgular. Bu durum, kişinin toplumsal ve ahlaki sorumluluklarından uzaklaşmasının bir başlangıcı olarak görülür.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'fesad' kelimesinin 'salâh' (iyilik, düzen) kelimesinin zıddı olduğunu ve bir şeyin dengeden çıkıp bozulması anlamına geldiğini belirtir. Ayetteki 'tüfsidû' fiili, imandan yüz çevirenlerin yeryüzünde bozgunculuk yaparak toplumsal düzeni ve ahlaki yapıyı tahrip etme eğilimini ifade eder.
Ebû Bekir es-Sicistânî (Nüzhetü'l-Kulûb): Sicistânî, 'fesad'ın genel olarak bir şeyin asıl halinden sapması ve bozulması olduğunu açıklar. Ayetteki 'tüfsidû fi'l-ard' ifadesi, sadece maddi değil, aynı zamanda ahlaki ve sosyal düzenin bozulmasını, zulmü ve haksızlığı kapsar.
Mevlüt Güngör (Kur'ân-ı Kerîm'de Kelime Anlam Bilgisi): Güngör, 'fesad' kavramının Kur'an'da geniş bir anlam yelpazesine sahip olduğunu, sadece maddi yıkımı değil, aynı zamanda inanç, ahlak ve toplumsal ilişkilerdeki bozulmayı da ifade ettiğini belirtir. Bu ayette, imandan yüz çevirmenin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan toplumsal yıkım ve düzensizlik kastedilir.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'kat'' fiilinin bir şeyi birbirinden ayırmak, koparmak anlamına geldiğini belirtir. 'Takattua' ise daha şiddetli bir kesmeyi ifade eder. Ayetteki 'tukattı'û erhamakum' ifadesi, akrabalık bağlarını tamamen koparmak, onlarla ilişkiyi kesmek anlamındadır ki bu, İslam'ın şiddetle yasakladığı bir davranıştır.
İbn Kuteybe (Tefsîru Garîbi'l-Kur'ân): İbn Kuteybe, 'kat'' fiilinin Kur'an'da farklı bağlamlarda kullanıldığını, ancak 'erham' ile birlikte kullanıldığında akrabalık ilişkilerini kesmeyi ifade ettiğini açıklar. Bu, toplumsal düzenin bozulmasına yol açan önemli bir ahlaki kusurdur.
Râgıb el-İsfehânî (el-Müfredât fî Garîbi'l-Kur'ân): Râgıb, 'rahm' kelimesinin aslen anne rahmi anlamına geldiğini ve buradan hareketle akrabalık bağlarını, kan hısımlığını ifade ettiğini belirtir. 'Erham' ise bu bağların çoğuludur. Ayetteki 'erhamakum' ifadesi, kişinin en yakın akrabalarıyla olan ilişkilerini kapsar.
Ebu'l-Bekâ el-Kefevî (el-Külliyyât): Kefevî, 'rahm' kelimesinin hem anne rahmini hem de bu rahimden kaynaklanan akrabalık ilişkilerini ifade ettiğini açıklar. Ayetteki kullanım, akrabalık bağlarının korunmasının önemine ve bu bağların koparılmasının yol açacağı toplumsal zarara işaret eder.
Toshihiko Izutsu (Kur'an'da Dinî ve Ahlakî Kavramlar): Izutsu, 'rahm' kavramının Kur'an'da sadece biyolojik bir bağ olmanın ötesinde, toplumsal dayanışma ve şefkat gibi ahlaki değerleri de içerdiğini vurgular. Akrabalık bağlarını kesmek, bu toplumsal ve ahlaki yapıyı zedeleyen bir eylemdir.
Muhammed Sûresi
Âyetin ilk bölümü ef’al mertebesi, son bölümü esmâ mertebesi âyetlerindendir.
Nefsi emmarenin işi bozgunculuktur. Beden arzında yönetimi eline geçirdiği zaman ilk işi akrabalık bağı, nefsin akrabalık bağı esmâ-i ilâhiyye iledir. Bu esmâ-i ilâhiyyeyi nefsi istikametinde kullandığı zaman esmâ-i ilâhiyye ile olan yani ilâhi isimler ile olan bağının koparmış. Nefsani isimler isktikametinde kullanacaktır. (Murat Derûni)