İçeriğe atla
Hucurât 17Cüz 26 · Sayfa 517

Hucurât Sûresi 17. Âyet

الحجرات

Sohbete sor

Yemunnûne ‘aleyke en eslemû(s) kul lâ temunnû ‘aleyye islâmekum(s) beli(A)llâhu yemunnu ‘aleykum en hedâkum lil-îmâni in kuntum sâdikîn(e)

Müslüman olmalarını bir lütufta bulunmuş gibi sana hatırlatıyorlar. De ki: "Müslüman olmanızı bir lütuf gibi bana hatırlatıp durmayın. Tam tersine eğer doğru kimselerseniz sizi imana erdirmesinden dolayı Allah size lütufta bulunmuş oluyor."

Hucurât Sûresi

"İnabe" ettiği (boyun büküp bağlama) şeyhine bir iyilik nazarı ile bakıp men ve imtina ettiği şeylerden sakınmak lazımdır.

Belki iyilik edene hidayete istidat verip sevk eden Cenab-ı Allahtır ki kul şükraniyete medyundur.

Kur'an-ı Keriym'de Esteizu billah "Yemünnüne aleyke en eslemü kul la temünnü aleyye islameküm, belillahü yemünnü aleyküm en hedaküm lil imani" (Hucurat 49/17) Mealen:

"Ey Muhammed: Müslüman oldular diye seni minnet altında bırakmak isterler: de ki: (Müslüman olmanızla beni minnet altında tııtmayın. Hayır: eğer doğru kimselerseniz, sizi imana eriştirmekle, Allah sizi minnet altında bırakır.)" Ayeti Kerimesiyle men edilmiştir.[48] “ İz- -T-B- ”


Mesnevi-i Şerif ile yolumuza devam edelim.

“Eğer iki üç ahmak sana töhmet koyarsa, Hak senin için şehâdet verir."

“Eğer birkaç ahmak senin ef âl-i hasenene ve ahlâk-ı şerîfene i’tirâz edip, seni kabâhatli addetmek isterlerse, Hak senin ahlâk-ı şerîfene Ve her halde sen pek büyük bir ahlâk üzerindesin (Kâlem, 68/4) kavliyle Kur’ân-ı Kerîm’de şehâdet buyurur Buyurdu ki: "Âlemin ikrârından fâriğim; o kimse ki, Hak onun şâhidi ola, ne gam vardır!" Hak Teâlâ’nın bu şehâdeti üzerine Resûl-i zîşân Efendimiz buyurdular ki: “Ben halk-ı âlemin beni tasdîk ve ikrânndan fâriğim ve onların ikrârlarıyla mukayyed değilim." Hak Teâlâ hazretleri tarafından hakkında hüsn-i şehâdet buyurulan bir kimse hakkında halkın inkânndan ne gam vardır! Onların tasdikleri ve ikrârlan ancak kendilerine fâide içindir. Nitekim âyet-i kerimede sûre-i Hucurât'ta buyurulur:

(Hucurât, 49/17) ya’ni, “Onlar sana İslâm’a gelmeleriyle imtînân ederler. Sen onlara de ki; ‘Bana Islâm’ınız ile minnet etmeyin! Belki Allâh Teâlâ size imtinân eder ki, size îmân için yol gösterdi. Eğer îmânınızda sâdıklar iseniz.”[49]


Bu âyet şu eserlerde de geçiyor(2)