Ve-iżâ kîle lehum te'âlev ilâ mâ enzela(A)llâhu ve-ilâ-rrasûli kâlû hasbunâ mâ vecednâ ‘aleyhi âbâenâ(c) eve lev kâne âbâuhum lâ ya'lemûne şey-en velâ yehtedûn(e)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) ve Peygamber'e gelin" denildiğinde onlar, "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz din bize yeter" derler. Peki ya babaları bir şey bilmiyor ve doğru yolu bulamamış olsalar da mı?
Mâide Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(104) Ve izâ kıle lehüm tealev ilâ ma enzelAllahu ve iler Resuli kâlû hasbünâ ma vecednâ aleyhi abaena* evelev kâne abaühüm lâ ya'lemune şey'en ve lâ yehtedun;)
Onlara: " Allah'ın indirdiği (kitâbı) ne ve peygamber'e gelin" dendiği zaman:" Atalarımızı üzerinde bulduğumuz şey bize yeter" derler. Ataları bir şey bilmeyen ve doğru yolu da bulamayan kimseler olsa da mı?
Beşeriyet nefsleriyle yaşayanlara Allah’ın zâtına gelin denildiği zaman, onlar biz babalarımızı bu şekilde kendi nefsleri üzere bulduk onun için onlara uyacağız ve bu bize yeter dediler.