Kâle fe-innehâ muharrametun ‘aleyhim erbe'îne seneten yetîhûne fî-l-ard(i)(c) felâ te/se ‘alâ-lkavmi-lfâsikîn(e)
Allah, şöyle dedi: "O halde, orası onlara kırk yıl haram kılınmıştır. Bu süre içinde yeryüzünde şaşkın şaşkın dönüp dolaşacaklar. Artık böyle yoldan çıkmış kavme üzülme."
Mâide Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(26) (Kâle feinneha muharremetün aleyhim erbeıne seneten, yetîhune fil Ardı felâ te'se alel kavmil fasikîn;)
“Allah Mûsâ'ya şöyle dedi: "Kırk sene o mukaddes yer onlara haram kılınmıştır. Yeryüzünde şaşkın şaşkın dolaşacaklar. O fâsık kavim için üzülme!".” Kırk yıl kavim sahralarda dolaştıktan ve yukarıdaki olayları yaşayan yaşlılar öldükten sonra onların çocukları ancak o şehirden içeri girebildiler. İşte bir dervişte Mûseviyyet mertebesinde böyle gevşeklik gösterirse bulunduğu yerde döner durur, günümüzde genel târikat yaşamının hâlinde olduğu gibi. (22:15) Not: Yukarıda belirtilen, (22:15) sayı değerlerinin şu anda neyi ifade ettiğini hatırlayamıyorum ama, sohbetin ya bu saatlerde devam ettiğini, veya, (22: Sûre:15 Âyet-i işaret ettiğini, ifade etmektedir diyebiliriz.)