Ve eni-hkum beynehum bimâ enzela(A)llâhu velâ tettebi' ehvâehum vahżerhum en yeftinûke ‘an ba'di mâ enzela(A)llâhu ileyk(e)(s) fe-in tevellev fa'lem ennemâ yurîdu(A)llâhu en yusîbehum biba'di żunûbihim(k) ve-inne keśîran mine-nnâsi lefâsikûn(e)
Aralarında, Allah'ın indirdiği ile hükmet. Onların arzularına uyma ve Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından (Kur'an'ın bazı hükümlerinden) seni şaşırtmalarından sakın. Eğer yüz çevirirlerse, bil ki şüphesiz Allah, bazı günahları sebebiyle onları bir musibete çarptırmak istiyor. İnsanlardan birçoğu muhakkak ki yoldan çıkmışlardır.
Mâide Sûresi
Terzibaba - Necdet Ardıç
(49) (Ve enıhküm beynehüm Bi ma enzelAllahu ve lâ tettebı' ehvaehüm vahzerhüm en yeftinuke an ba'dı ma enzelAllahu ileyk* fein tevellev fa'lem ennemâ yürîdullahu en yusîbehüm Bi ba'dı zünubihim* ve inne kesîren minen Nasi lefasikun;)
“Aralarında Allah'ın indirdiğiyle hükmet. Onların keyiflerine uyma. Allah'ın sana indirdiğinin bir kısmından seni saptırmalarından sakın. Eğer Allah'ın hükmünden yüzçevirirlerse, bil ki Allah, bir kısım günahları sebebiyle onları musibete uğratmak istiyor. Muhakkak ki insânların çoğu yoldan çikânlardır.” Beşeriyetinin ağır bastığı hükümlerle karar verme ve o hüküm doğrultusunda fiiller işleme, Allah’ın indirdiği kitâpta hakîkati üzere olan hükümle hareket edin. Kişi kararsız kaldığı yerde nefsinden gelen istek ve arzuyla o fiili yapmayarak Allah’a yönelirse yâni gönlüne danışırsa Allah’tan bu konuda kendisine inenle hareket etmiş olur. Hem kendi hevâna uyma hem de çevrendekilerin hevâlarına uyma, Allah’ın sana indirmiş olduğu şeylerde seni tereddüte düşürmesinler. Birinin işlediği günahı ötekide taklid ederek yapar ve bu şekilde günahları birbirine isâbet eder.