İçeriğe atla
Tûr 16Cüz 27 · Sayfa 524

Tûr Sûresi 16. Âyet

الطور

Sohbete sor

İslevhâ fasbirû ev lâ tasbirû sevâun ‘aleykum(s) innemâ tuczevne mâ kuntum ta'melûn(e)

"Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."

Tûr Sûresi

Terzibaba - Necdet Ardıç

اِصْلَوْهَا فَاصْبِرُوا اَوْ لَا تَصْبِرُوا سَوَاءٌ عَلَيْكُمْ اِنَّمَا تُجْزَوْنَ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ~ ~ ~

52.16 - Islevhâ fasbirû ev lâ tasbirû, sevâun aleykum, innemâ tuczevne mâ kuntum tağmelûn.

52.16 – “Yaslanın ona bakalım, ister sabredin, ister etmeyin, artık hepsi bir, hep yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.”


Bilindiği gibi yaslanma, oturma ile yatmanın ortasıdır,

kendinde hem yatmaya dönük, hem de oturmaya dönük, hal vardır. Genelde yaslanma, oturmaya göre, biraz daha rahatlamadır. Yani kişinin bedeni oturmaktan daha çok, yere temas etmektedir. Yani âyette bahsedilen yaslanma ile bedeninin daha çok yeri, ateşe temas edeceğinden, çekeceği ızdırap, oturmaya göre daha çok olacaktır ki, buda göreceği azabın-ateşi tadışının daha çok olacağını göstermektedir.

Bu duruma, “ister sabredin, ister etmeyin,” hiç fark etmez, bunları vaktiyle düşünecektiniz.

hep yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.” Bilindiği gibi “ceza” kelimesinin ma’nası karşılık demektir. Ancak genelde ceza, sadece cehennemle ilgili hallerde cezadan yani, azabi bir karşılıktan bahsedilirken kullanıldığı, ve tek yönlü kullanıldığı, genelde böyle anlaşıldığı biliniyor. Halbuki ceza” kelimesinin ma’nası sadece karşılık demektir.

Yani kişiler iyilik yaptıkları zaman, iyilik ile cezalandırılırlar, kötülük yaptıkları zaman da, kötülükle cezalandırırlar, yani karşılıkları yaptıkları fiillerine göre verilir.

Burada geçen ceza hükmünün karşılığı, cehennem olduğundan onlar yaptıkları yaşantılarının karşılığını cehennem de ki yaşamları ile bulmuş olmaktadırlar. Allah onları cehennemle cezalandırmaz, adalet-i İlâhiyye üzere kendi fiillerinin neticesinde bu karşılığı “ceza” bulmuşlardır.

Eğer onlar cennet fiillerini işleseler idi, kendileri cennet ile cezalandırılacaklardı. O halde ceza belirli bir fiil değil, sadece yapılan fiillerin karşılığı olanı tespit etmek, ve ondan sonra değerlendirme yaparak olumlu veya olumsuz “ceza” karşılığnı vermektir ki buda adalettir.